Mehmet Akif Ersoy Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı'nın şairidir. 20 Aralık 1873 senesinde dünyaya gelen ve 27 Aralık 1936 senesinde hayatını kaybeden Mehmet
Bu ev 30 Ekim 1949 tarihinde Şehir Meclisi kararı ile Mehmet Akif Ersoy Evi adını almış ve müzeye dönüştürülmüş ise de bakımsız kalmış ve zamanla harabolmuştur.
Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kısa Kompozisyon Yazısı: Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kısa Kompozisyon Yazısı 31st May 2013 , Anonymous tarafından yayınlandı 0
1920 yılına gelindiğinde ise Mehmet Akif Ersoy Burdur milletvekili olarak meclise girdi. 1921 yılında para ödülü almamak şartı ile milli marş yarışmasına katılmayı kabul eder
Akif, Asım’da Türk gençliğinin vasıflarını, beden ve ruh yapısı, ilim, tahsil ve terbiyesi, çalışkanlık, ümit ve azim, dindarlık, vatan sevgisi ve ahlak ile çizmiştir. Âkif'e göre, bilgisiz ahlak, miskinlik ve zayıflığa; ahlaksız bilgi ise, milletlerin ruhunun zehirlenmesine sebep olur. Akif’te Milliyetçilik.
Bu yazımızda, Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kompozisyon Deneme Kısaca bu konuda bir yazı örneği sunacağız. Türk insanının tarih serüvenindeki yolculuğu, çok eski dönemlerde başlamıştır. Irkımızın geçmişten günümüze dek sürdürdüğü yaşam boyunca, bizlere değerli şeyler katmış olan pek çok insanımız olmuştur.
w3MJAB. Mehmet Akif Ersoy Hakkında Bir Deneme Yazısı İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy ülkesinin içinde bulunduğu zor zamanlarını gören ve bunun için hiçbir karşılık almadan İstiklal Marşı'nı yazan büyük üstattır . Mehmet Akif Ersoy sadece şair değil , aynı zamanda bir fikir adamıdır . Vatanımızın insanları İstiklal Savaşı sırasında bağımsızlığı için çok fedakarlık yapmış , bu uğurda nice yiğitlerimiz şehit olmuştur . Mehmet Akif Ersoy da İstiklal Marşı'nda şunlardan bahsetmiştir . Türk milletinin sonsuz olacağını , bağımsızlığına düşkün olduğunu , hiçbir şeyden korkmaması gerektiğini , vatanının her bir zerresinin çok önemli olduğunu vb . gibi şeylerden bahsetmiştir . Bizler de bize bu vatanı hediye eden askerlerimizin ve bu marşı yazan İstiklal şairimizin yerinde rahat uyması için vatanımıza sonsuza dek sahip çıkmalıyız . İlim ve fen yolunda ilerleyerek ülkemizi hep ileri götürmeli ve çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşmalıyız . Bağımsızlık için , özgürlük için , hürriyet için , vatan toprakları için hep birlik ve beraberlik içinde yaşamalı ve vatanımızı korumalıyız . Mehmet Akif Ersoy yalnızca vatan aşkı duyan dünyalık beklentileri olmayan biriydi . Ona hükümetten birileri gelip eleştirilerinde daha hafif olmasını istediklerinde " ben fasulye aşı yediğim müddetçe kimseye eyvallahım olmaz " diyecek kadar da korkusuzdur ve inandığı değerler yolunda canını bile feda etmeye hazır biridir .
Haberler > İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy Hakkında Çoğunu İlk Kez Duyacağınız İlgi Çekici Detaylar - 0134 - 1247 Edebiyata ilgisi olan ya da olmayan herkesin ilgisini çekecek detaylardan bahsedeceğiz bugün. 'sbakgul'un derlediği bilgiler sayesinde Mehmet Akif Ersoy hakkında pek çok ilgi çekici bilgiyi öğreniyoruz. Edebiyatla kalın!Bu yazı, yazarının izniyle yayımlanmaktadır! Kaynak Daha önce usta edebiyatçımız Sabahattin Ali'den bahsetmiştik. 1. Şimdi ise genel olarak İstiklal Marşı'yla tanınan ama hayatında birçok vasıf barındıran yazarımız Mehmet Akif Ersoy'la devam ediyoruz. Bu kez doldurun çayları, daha ılımlı bir insan hakkında edebiyat konuşmaya devam 1873 yılının Aralık ayında İstanbul Fatih'te doğdu ama doğum yeri olarak, babasının imamlık yaptığı ve çocukluk yıllarını geçirdiği Çanakkale'nin Bayramiç ilçesi olarak Annesi, göç etmiş bir ailenin kızı Emine Şerife Hanım; babası ise, Fatih Camii medrese hocalarından İpekli Mehmet Tahir Efendi' Mehmet Akif, babası vefat edene kadar 'Ragif' ismini kullanır. 2. İlköğrenimine 4 yaşında, Fatih'te bulunan Emir Buhari Mahalle Mektebinde başlar. Bitirdikten sonra babasından Arapça dersleri görür. - Ortaöğretimine Fatih Merkez Rüştiyesinde devam ederken, Fatih Camii'nde Esad Dede'nin İran edebiyatı derslerine Dil derslerine çok büyük ilgi duyar ve Arapça, Farsça, Fransızcada hep birinci olur. 3. İlk şiirlerini İstanbul İdadisinde yazar. - İstanbul İdadisinde hocası olan Muallim Naci, Mehmet Akif hakkında; 'Bu çocukta gördüğüm cevheri, kimsede görmedim' Fatih'te Sarı Nasuh Sokağı'nda sekiz odalı büyük bir konakta yaşayan Akif'in ailesi, büyük Fatih yangınında evlerinin yanması sonucu zor duruma düşer Yangın ile ilgili araştırma yaptım fakat net bir bilgi elde edemedim.- Bir an önce meslek sahibi olmak ve yatılı okula geçmek isteyen Akif, Mülkiye İdadisini bırakarak yeni açılan ve ilk sivil veteriner yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebine geçer. 4. Spora büyük ilgi duyarak güreş, yüzücülük, uzun yürüyüş, koşma ve gülle yarışmalarına katılır. -1893 yılında baytarlık bölümünü birincilik ile Mezuniyetten sonra 6 ay içinde Kur'an-ı Kerim' ezberleyerek hafız İlk görevi memurluk olan Akif, veteriner müfettiş yardımcılığı yapar. 5. Dört yıl teftiş için Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan'da bulunur. - Bir taraftan edebiyata olan ilgisini kaybetmez Şiir yazar ve edebiyat öğretmenliği yapmaya devam Servet-i Fünun dergisinde şiirleri ve yazıları yayımlanır. 6. 2. Abdülhamid'in şiddetli bir muhalifidir. Hatta gördüğünde midesi bulandığını hatıralarında anlatır. - İstibdat adlı şiirini, 2. Abdülhamit'e ithafen yazdığı O dönemler 11 arkadaşı ile beraber İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye olur. 7. 2. Meşrutiyet Dönemi içinde, 27 Ağustos 1908'den itibaren arkadaşları, Eşref Edip ve Ebül'ula Mardin'in çıkardığı Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı olmuştur. Dergi 2013 yılında İstanbul Bağcılar Belediyesi tarafından kitap haline getirilmiştir.- Dergi yazılarında ve İstanbul'da verdiği vaazlarda İslam birliği görüşünü savunmuştur fakat bu görüşünün 1. Dünya Savaşı sonucunda gerçekleşmeyeceğini anlaması üzerine görüşünden vazgeçerek Fatih Camii kürsüsünde yaptığı konuşmada halkı vatanı savunmaya çağırır. 8. Harbiye nezaretine bağlı Teşkilat-ı Mahsusa'da göreve başlar. İlk olarak Berlin'e, Tunuslu Şeyh Salih Şerif ile beraber gider. - İngilizlerle birlikte Osmanlı'ya karşı savaşırken Almanlara esir düşen Müslümanların kampında incelemeler yapar ve onları aydınlatmaya Osmanlı'ya karşı savaşan Müslümanlara yazdığı Arapça beyannameler cephelere uçaklardan Burada yaşadıklarını Berlin hatıralarında anlatır.En detaylı olarak buradan bulunabilir 9. İstanbul'a döndükten sonra teşkilat tarafından Arabistan'a gönderilir. - Görevi burada Arapları Osmanlı'ya kışkırtan ve İngiliz propagandası yapanlarla mücadele etmek için 'karşı propaganda' yapmaktır. - Çanakkale zaferinin haberini burada alır ve büyük bir sevinçle Çanakkale destanını yazar. Şiir Çanakkale ŞehitlerineFotoğrafta çocuklarıyla birlikte. 10. Türk halkı Kurtuluş Savaşı verdiği sırada destek olmak isteyen Akif, 6 Şubat 1920'de Zagnos Paşa Camii'de hutbe verir. - Halkın beklenmedik ilgisiyle karşılaşır ve birçok yerde hutbeler vererek halkı Kurtuluş Savaşı'na çağırır. - İstanbul'da rahat olmaması sebebiyle oğlu Emin'i yanına alarak Mustafa Kemal Atatürk'ün davetiyle Ankara'ya Milli mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci ve siyasetçi olarak katılır. 11. Mustafa Kemal Atatürk, Konya vekiline çektiği telgrafta Akif'in Burdur milletvekili seçilmesini ister. - 1920 ve 1923 yılları arasında vekil olarak 1. TBMM'de yer alır. Meclis kayıtlarında ise 'Burdur milletvekili ve İslam şairi' olarak Verdiği vaazlarda sürekli olarak halkı düşmana karşı direnişe çağırdı. Bu vaazları yazı olarak bastırılıp Çıkardığı derginin 464. ve 466. sayılarını Kastamonu'da arkadaşı Eşref Edip'le 464. sayı çok büyük ilgi gördü ve birkaç kere daha basılarak Anadolu'ya ve askerlere dağıtıldı. - Derginin etkisi o kadar büyük oldu ki, Türk halklarının etkilenmesinden korkan Rusya, ülkeye girişini yasakladı. 12. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey, Hasan Basri Bey'e rica ederek Akif'i ulusal marşı yazmaya ikna eder. - Başlangıçta 500 liralık ödül yüzünden kabul etmese de, en güzel şiiri Akif'in yazacağı kanısı mecliste hakim olduğu için baskı sonucunda kabul İstiklal Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hakimiyet-i Milliye'de yayımlanır. 13. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde olan, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Kızılay Dar-ul Mesai'sine bağışlar Üstelik 600 lira borcu olmasına rağmen. - 1922 yılında sağlık gerekçesiyle milletvekilliğinden istifa eder ve daha sonra Mısır'a Kuran-ı Kerim'in mealini hazırlamak için diyanet işleriyle anlaşma imzalar. - Safahat 1924 yılında Türkiye'de basılır. 14. Yazlarını İstanbul'da, kışlarını ise Mısır'da geçirir. - Bir süre inzivaya çekilerek Kuran-ı Kerim meali üzerine çalışır fakat ülkede olan ulusal din projesi kapsamında kullanılmasından çekinerek 1932'de anlaşmayı fesheder. Kendi yazdıklarını ise Yozgatlı İhsan Efendi'ye Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası verir ve ölürse yakmasını ister. 15. Siroz hastalığına yakalanır ve hava değişikliği düşüncesiyle önce Lübnan'a ardından Antakya'ya gider ve en son olarak Mısır'a hasta olarak ulaşır. 16. 17 Haziran 1936'da İstanbul'a döner ve 27 Aralık 1936'da Beyoğlu'nda bulunan Mısır Apartmanı'nda hayatını kaybeder. Minnetle anıyoruz...Kaynakça 1 2 3 4
Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 yılında İstanbul ilimizde dünyaya gelmiştir. Milli marşımızın şairi olup ülkemizin bağımsızlığını temsil eden istiklal marşımızı yazmıştır. Devamlı vatansever birisi olarak hatırlanmıştır. Milletine canı gönülden bağlı olup Kurtuluş Savaşında mücadele etmiştir. Onun için para asla birinci planda olmamıştır. Milli marşımızın yazılması için düzenlenen yarışmanın ödülünü duyunca katılmak istememiştir. Arkadaşının ısrarı sonucunda parayı almak istemediğini ve bağış yapılması şartı ile kabul etmiştir. Yazdığı şiir ile katıldığı yarışmada ilk 3 arasına girmiştir. Bunun sonucunda ünlü şairimizin şiiri TBMM’de okunması ile milletvekilleri ayakta alkışlamıştır. Üç defa üst üste okunan şiir karşısında herkesin gözü dolmuştur. Ulusumuzu dünyada temsil edecek olan milli marşımız karşılık beklemeden içi vatan sevgisi ile dolu birisi tarafından yazılabilirdi. Yazarken ulusumuzun çektiği zorluklar ve tarihini anlatıp Türk milletini en güzel şekilde anlatmıştır. Milleti için bir insanın para karşılığında şiir yazılmayacağı yüzlerce şaire anlatarak gösterdi. Asla unutulmayacak olan Türk şairlerden olup tarihe adı altın harflerle yazılmıştır. Saygı ve sevgi ile anıyoruz seni büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy. Başa dön tuşu
Mehmet Akif Ersoy, başta İstiklal Marşı olmak üzere ardında birçok eser bırakmış Türk tarihinin en büyük şairlerinden biridir. Eserleri, kişiliği ve mücadelesiyle en çok merak edilen isimlerden biri olmuştur. Yaşamı mücadelelerle dolu Mehmet Akif Ersoy’un hayat hikayesi hakkında geniş bir yazı hazırladık. Bu yazıda Mehmet Akif Ersoy’un hayatını, eserlerini, şiirlerini ve sözlerini, eserlerinde işlediği konuları ve düşüncelerini ayrı ayrı başlıklar altında anlattığımız, Mehmet Akif Ersoy hakkında bilgi aktardığımız bu yazıyı sizin de zevk ile okuyacağınızı tahmin ediyoruz. Mehmet Akif Ersoy, en önemlisi İstiklal Marşımız olmak üzere arkasında birçok önemli eser bırakmış önemli bir isimdir. 1873 yılında İstanbul’un Fatih semtinde dünyaya gözlerini açmış. Mehmet Akif Ersoy’un babası Fatih Medresesi Müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, annesi Emine Cemile hanımdır. Çocukluk yılları Osmanlı Devleti’nin “hasta adam” adıyla adlandırıldığı zamana denk geldi. Akif 4 yaşının içinde iken, 1878 yılında Fatih’te Emir Buhari Mahalle Mektebi ile eğitim hayatına başladı. İki yıllık eğitimini burada geçirdikten sonra Fatih İbtidaisi’ne geçiş yaptı. Aynı yıllarda babasından Arapça dersleri almaya başladı. Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini başarıyla bitirdi. Daha sonra, Fatih Merkez Rüştiyesi’de eğitim hayatını sürdürdü. Ayrıca İran Edebiyatı vb dersler alarak ilgi alanları konusunda kendini geliştiriyordu. Rüştiyeyi yani ortaokulu bitirdikten sonra, lise eğitiminde Mülkiye’nin İdadi bölümünde eğitim gördü ve devamında yüksek kısmında eğitimini sürdürdü. Ancak yaşadıkları evin bir yangın sonucunda yanması ve babasının beklenmedik vefatı sonra eğitim gördüğü okula devam edemeyip, sivil veterinerlik okulu olarak parasız, yatılı eğitim veren Baytar Mektebi’ne geçiş yaptı. Bu okulu birincilik derecesiyle bitirdi. Edebi ve sanatsal yönden yetenekli olan Mehmet Akif’in şiir ile ilgisi ilk kez bu zaman diliminde başladı. İlk şiirlerini bu dönemde kaleme aldı. 1983 senesinde, bugün karşılığı ziraat bakanlığı veterinerlik işleri olan “ziraat nezareti umur-u baytariye şubesinde” çalışma hayatına yılına kadar burada veteriner işleri genel müdür yardımcısı devam ettirdiği görevinden istifa edip ayrıldı. 25 yaşında, Amire veznedar Mehmet Emin Bey’in kızı İsmet Hanım ile hayatını birleştirdi. Bu senelerde, Fransızca, Arapça ve Fransızca eserlerden yatığı çeviriler ve kaleme aldığı şiirler Resimli Gazete ve Maarif Dergisi’nde yayınlandı. Baytarlık mesleği yaptığı süre boyunca; yaptığı meslekten daha fazla şiirliğiyle ön plana çıkan Mehmet Akif, şair kişiliğiyle daha çok tanındı. Eğitmenlik yaşamına Halkalı Baytar Mektebi’nde resmi yazışma usulü dersi vererek başladı. 1908 yılı itibariyle, Edebiyat Fakültesi ve Darülhilafe Medresesi bünyesinde “Osmanlı Edebiyatı” alanında öğretmenlik yaptı. Birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşı sırasında milli mücadeleye önemli destek verdi. 1921 yılında, Burdur millet vekili olarak seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına vatan şiiri para ile yazılmaz diyerek katılmak istemedi. Dönemin milli eğitim bakanının çabalarıyla, ödülü almamak koşuluyla yarışmaya dahil oldu. Yazdığı şiir büyük millet meclisinde ayakta alkışlanarak 12 Mart 1921’ de İstiklal Marşı olarak kabul edildi. Yarışma ödülünü Kızılay bünyesindeki Darü’l Mesai İş Evi Vakfına bağışladı. Mehmet Akif Ersoy’un hayatı boyunca kaleme aldığı eserlerini bir araya getirdiği Safahat’a İstiklal Marşı’nı dahil etmemiş. İstiklal Marşı’nın ulusun marşı olduğunu söylemiş. İstiklal Marşını Türk Milleti’ne armağan etmiştir. Abbas Halim Paşa’nın daveti ile 1923 yılında Mısır’da ikamet etmeye başlamış. 1929 yılında Kahire’de bulunan “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe dersi vermeye başlamış. 1936 yılına kadar Türkçe öğretmenliği görevini devam ettirmiştir. Mısırda bulunduğu süre içerisinde sağlık sorunları yaşamış. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a, vatanına dönüş yapmıştır. Mehmet Akif Ersoy mücadelelerle dolu bir yaşamın ardından 27 Aralık 1936 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. Ölümünün ardından Edirnekapı Mezarlığı’na defnedilmiştir. Kişiliği, karakteri ve mücadelesiyle Türk Millet’inin kalbinde yer edinmeyi başarmıştır. Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kompozisyon ve Yazı Örnekleri okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, biyografisi, yaşamı ile ilgili yazımız hakkında fikirlerinizi bize yorumlar kısmında aktarabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy’un Düşünce Yapısı Mehmet Akif Ersoy’un hayatı mücadeleler ile geçmiştir. Hayatının önemli bir kısmında vatan toprağının düşman işgalinden kurtulması, Türk Milleti’nin bağımsızlık için verdiği mücadele içinde gecen Mehmet Akif Ersoy’un savunduğu değerler içinde hürriyet olgusunun büyük bir yeri vardır. Hürriyet kavramı, Mehmet Akif için vazgeçilemez değerler arasında bulunmaktadır. Hürriyet uğruna gözünü kırpmadan can verilmesi gereken kutsal bir değer, insan olarak yaşamının sürdürmenin olmazsa olmaz şartlarındandır. Mehmet Akifin eserlerinde yüksek önem verdiği değerlerden biri de vatandır. Vatan, tıpkı hürriyet, bağımsızlık kavramlarında olduğu gibi Mehmet Akif’in aşkla bağlı olduğu bir kavramdır. Mehmet Akif için vatan, özgürlük, bağımsızlık, bayrak, din ve namus gerekirse uğruna can verilebilecek, asla düşmana çiğnetilmeyecek kutsal değerlerdir. Mehmet Akif’e göre bir toprağın vatan olabilmesi için orada ilk önce millet bağımsız olmalıdır. Vatan bir toprak parçası olmaktan daha çok, tüm kutsal değerleri temsil eden, varlığımızın, şanlı geçmiş ve geleceğimizin sembolüdür. Vatan yalnız içinde yaşadığımız ve hayatımızın kendisine bağlandığı bir kara parçası değildir. Vatan kavramında, bütün millet tarihi gömülüdür. Mehmet Akif Ersoy kişiliği, karakteri, hayata bakış açısı, savunduğu değerler ve arkasında bıraktığı eserler ile Türk Millet’inin yüreğinde önemli bir yer edinmeyi başarmıştır. Mehmet Akif Ersoy’a Mektup Örneklerini okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy’un Eserleri Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı eserlerin yayın tarihleri, içinde bulundurduğu şiir sayısı ve mısra sayıları şu şekildedir Safahat 1911 44 şiir ve 3084 mısradan oluşmaktadır. Süleymaniye Kürsüsünde 1912 1 şiir ve 1002 mısradan oluşmaktadır. Hakkın Sesleri 1913 10 şiir ve 482 mısradan oluşmaktadır. Fatih Kürsüsünde 1914 1 şiir ve 482 mısradan oluşmaktadır. Hatıralar 1917 10 şiir ve 1314 mısradan oluşmaktadır. Asım 1924 1 şiir ve 2292 mısradan oluşmaktadır. Gölgeler 1933 41 şiir ve 1374 mısradan oluşmaktadır. Mehmet Akif Ersoy’un Şiirleri Mehmet Akif Ersoy’un yaşamı boyunca kaleme aldığı ve bize bıraktığı şiirlerin listesi; Acem Şahı Ahiret Yolu Amin Alayı Azimden Sonra Tevekkül Bayram Bir Gece Bir Mersiye Bülbül Çanakkale Şehidlerine Ezanlar Fatih Camii Geçinme Belası İstiklal Marşı Mahalle Kahvesi Pek Hazin Bir Mevlid Gecesi Mehmet Akif Ersoy’un eserleri, şiirleri, kitapları, yazıları hakkındaki düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizim ile paylaşabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy’un Şiirlerinde İşlediği Konular Mehmet Akif’in şiirlerinde ele aldığı konular Mehmet Akif eserlerinde bir çok konuya değinmiştir. Özellikle aile, ahlak, birliktelik, cehalet, toplumsal çöküş, milliyetçilik ve vatan kavramlarının üzerinde durmuştur. Mehmet Akif eserlerinin temel konusu şu şekildedir; adaletsizlik aile ahlak bozukluğu birliktelik cehalet çocuk ve gençlerin eğitimi eğitim kurumları ve çatışma garpçılık ırkçılık islamcılık kader ve irade kadın milliyetçilik sosyal problemler şarkçılık tevekkül toplumsal çöküş Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Şiirler yazısını okumak için tıklayabilirsiniz. Mehmet Akif’in şiirlerinde işlediği konular, şiirlerinin ana fikri ve şiirlerinin konusu hakkındaki yorumlarınızı bizim ile paylaşabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy’un Sözleri Mehmet Akif Ersoy hayatı boyunca inandığı doğrulardan ayrılmamış, düşünceleri için mücadele etmiştir. İnancını ve düşüncelerini birçok kez usta kalemiyle ve sözleriyle bize aktarmıştır. İşte Mehmet Akif Ersoy’un en önemli sözleri “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın”; En önemli sözlerinden birisi belki de en önemlisidir. Mehmet Akif’in milli mücadeleye bakış açısını, vatan, millet sevgisini birkaç kelimede anlatan, kelime sayısı olarak küçük ama anlam olarak çok büyük sözler. “Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet. Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!” Türk milletinin hiçbir zaman zincirlere vurulamayacağı, esir edilemeyeceğini, koşullar ne kadar kötü olursa olsun özgürlük, bağımsızlık ve hürriyet için ölümü pahasına mücadele edeceğini ve istiklalini kazanacağını anlatan mısralardır. “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz”; İçindeki vatan sevgisini, vatanını, milletini korumak için kendisinin neler yapabileceğini anlatan, milletin, hep beraber vatan uğrunda her şeyini vereceğini ifade eden sözlerdir. “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya millet nedir öğretmişiz.” Türk milletinin nasıl bir millet olduğunu, ne kadar asil, ne kadar yüce bir millet olduğunu dünyaya anlattığını ifaden sözlerdir. “Sahipsiz olan memleketin batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.” Vatanına, milletine, bayrağına sahip çıkmayan bir ulusun sonunda vatanını kaybedeceğini, aynı toprak parçası üzerinde yaşayan bütün bireylerin birlik ve beraberlik içinde toprağına, bayrağına sahip çıkması gerektiğini anlatan sözlerdir. “Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum!” Düşencelerinden, görüşlerinden ve haktan asla taviz vermeyeceğini, başkaları tarafından yönetilmek, yönlendirilmek yerine canını vermeye hazır olduğunu anlatan sözlerdir. “Kim demiş Avrupa insanı medeni? Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni. Desenize hayvanlar bizden daha medeni!” Türk insanı medeni olmamak ile geri kalmışlık ile suçlayanlara verilmiş bir cevap niteliğindedir. Medeniyetin görünüş, giyinme şekliyle olmayacağını, ancak doğruluk, dürüst, güzel ahlak ile medeni olunabileceğini anlatan sözlerdir. “Lafı bol, karnı geniş soyları taklid etme. Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek.” Kimi örnek almamız gerektiğini anlatan, doğru, dürüst kısacası ataları gibi ırkı gibi olmamızı isteyen sözlerdir. “İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; sen ömür boyu hayret ediyorsun” Hayatta başarılı olmak, bir iz bırakmak, bir şeyleri başarmak istiyorsan çalışıp çabalamamız gerektiği, çalışmaz isek başarı sağlayamayacağımızı, başarısız olunca da ancak diğer insanların başarılarına ibretle bakabileceğimizi anlatan bir sözdür. “Bize çağ dışı diyorlar doğrudur; çağlar açtık, çağlar kapattık. Çağlar bizden geri.” Türk insanını geri kalmışlıkla suçlayanlara, Türk ulusunun geçmişinin ne kadar büyük başarılarla dolu olduğu, tarihi değiştirecek, çağ açıp çağ kapatacak kadar güçlü ve başarı bir millet olduğunu anlatan sözlerdir. Mehmet Akif Ersoy’un önemli ve ünlü sözleri ile ilgili yorumlarınızı bizimle paylaşabilir; sizde önemli sözlerinden bildiklerinizi yorumlar kısmına yazabilirsiniz. Mehmet Akif Ersoy ile İlgili Yazı Konu Başlığı Ülküsünün Adamı Mehmet Akif Hakikat şu ki; böylesine özel ve yüce bir şahsiyeti anlatmakta kifayetsiz kalıyor kelimelerimiz. Onun gibi olamamanın kaybettirdikleri bir de memleketin Mehmet Akif gibilerine olan ihtiyacı suskun bırakıp, sindiriyor basmakalıp cümlelerimizi. Milleti ve vatanına kazandırdıklarının karşılığını ödeyememek de burkuyor içimizi. Ne onun gibi olabildik ne de değerlerine yeterli özen gösterdik. Aynı vatanın evladı olsak bile, o her daim tam inancı peşi sıra koca yüreğiyle esip savurur vatanseverliğimizi! Anadolu’nun hararetli olduğu savaş rüzgarlarının kıyı bucak estiği dönemlerde, sağlam yaradılışlı bu adam dimdik duruyordu. Ne dünyalık hevesler vardı zihninde ne de onu alçaltacak bir hırs. Dediği gibi; iman dolu, zorluklara siper bir göğsü vardı. Sırası gelmedikçe ilmini dahi belli ettirmeyen koca bir tevazusu, hiçbir yokluğa yahut zulme boyun eğmeyecek bir tavrı, temiz kalbinin yanı sıra bir o kadar da iyiliğe taraf düşünceleri, ulusu bir de egemenliğine olan sımsıkı aidiyeti vardı ulu şairin. O, kendine haslığıyla da eşsizleşen, Mevla’sına da dinine de asla leke sürdürtmeyen, memleketinin her işini vazife bilen bir adamdı. Hayatı süresince asla davasından vazgeçmemesi de onun “kahramanlık” timsali biri olduğunu kanıtlıyor biz Asım’ın nesline. Ne şahsına yapılan hakaretlere sinirleniyordu, ne de göz nuru eserlerine yapılan patavatsızca eleştirilere. Yalnızca hassasiyeti dini ve devletinden yanaydı bu dava adamının. Hangi birimiz yapabilirdik ki bu derin hissedarlığı? Büyük Millet Meclisi’nin düzenlediği “İstiklal Marşı Yarışması” nın sebebiyet verip, vesile olduğu o eser çıktı bu koca yürekli adamın korkusuz kaleminden. Dergahına çekilip “Kahraman Ordumuza” diye ithafta bulunduğu İstiklal Şiirini yazdı. Elbette ki bu yalnızca bir şiir değildi. Adeta Türk ruhunu coşturan bir yiğitlik abidesi, egemenliğin avaz bağıran hürriyetinin sesiydi. Marşın kabulü üzere teklif edilen ödülü almaması, Mehmet Akif’in bir özelliğini daha gösteriyordu. Kayıtsız şartsız bu aziz vatan için her şeye karşılıksız yapabilecek yüreğe sahipti. Milletine bahsettiği armağana muhafız olup, onu hak ettiği yere koymamız en büyük arzularındandı yüce şairin. “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” sözleriyle ise, marşımıza karşı vefasını dillendirmiştir halkın kıymetli şairi. Ey Muhterem Mehmet Akif! Emanetine ve gösterdiğin yola hakkıyla sahip çıkıyor muyuz acaba? Veya takdire şayan, istikrarlı, tavizsiz yurtseverliğinden pay aldık mı kendimize? Senin her gün taze tuttuğun bu maneviyatı biz bugün yaşatabiliyor muyuz ulu üstad? Senin misyonun ve vizyonuna karşılık bizim duruşumuz reva mıdır bu aziz topraklara? Bir gamsızlık girdabında sürükleniyoruz istiklalimizin gür sesi Mehmet Akif, gel de birkaç mısranda gizli manalarınla dirilt bu gençliği! Dili Allah kelamıyla nurlu, göğsü imanın serhaddiyle dolu, mürekkebi kelamların en hoşuyla meşgul, bükülmez bilekli, cihat yapıp hür olana niyetli, zalime karşı sivri bir kılıç gibi, mazlumaysa merhamette tükenmez bir nehir gibi olabilmektir temennimiz. Hepimizin zihninde, muhakkak derinde bir Mehmet Akif ruhu olması gerek. Hele ki şu iki yüzlü şekilde ülkemize dikilen gözlere inat? Milletçe, din, dil, ırk, renk ayrımı olmaksızın böyle sert adımlarla yürüyebilme dileğiyle. Zira bu vatanın her zerresi, emanetlerinde kudretleniyor Ruhum şad, mekanın cennet olsun ulu üstad… Yazı Merve Gözaydın Mehmet Akif Ersoy kimdir? Mehmet Akif Ersoy hayatı ayrıntılı şekilde anlatarak ve Mehmet Akif Ersoy edebi kişiliği hakkında noktaları ve Mehmet Akif Ersoy ile ilgili bilinmeyenleri açıklayarak, bu sorunun cevabını size detaylı şekilde aktarmaya çalıştık. Umarız istediğiniz bilgilere ulaşmanıza yardımcı olabiliriz. Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Diğer Yazılarımız Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Kompozisyon ve Yazı Örnekleri Mehmet Akif Ersoy’a Mektup Mehmet Akif Ersoy İle İlgili Şiirler 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü İle İlgili Şiirler İstiklal Marşı İle İlgili Şiirler 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü İle İlgili Kompozisyon ve Yazı Örnekleri İstiklal Marşı İle İlgili Kompozisyon Ve Yazı 12 Mart İstiklal Marşının Kabulü Mehmet Akif Ersoy’un hayatı, eserleri, şiirleri, şiirlerinde ele aldığı konular, düşünce yapısı, biyografisi hakkında olumlu,olumsuz görüşlerinizi bizimle yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.
Mehmet Akif Ersoy Kimdir Hayatı Eserleri Hakkında Kısaca Özet Bilgi İstiklal Marşı 1921 şairimizdir. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı kahraman Türk ordusuna ve Türk milletine armağan ettiği için Safahat kitabına almamıştır. Özellikle dini, milli, lirik, epik özellik taşıyan şiirleriyle tanınmıştır. Öğretici yönü ağır basan din, ahlak, vatan konularını işlediği şiirlerinde konuşma dilini başarıyla kullanmıştır. Nazmı nesre yaklaştırmada oldukça başarılıdır. Mehmet Akif Ersoy, tüm şiirlerini aruzla yazmıştır ve aruzu Türkçeye başarılı bir şekilde uygulamıştır. “Toplum için sanat”, anlayışını benimsemiştir. “Cehalet, ahlaksızlık, fakirlik, savaş, bunalım” şiirlerindeki başlıca temalardır. Realist bir sanatçıdır. Karşılıklı konuşmalara yer verdiği manzumelerinde aruzu kusursuz kullanmıştır. Mehmet Akif Ersoy edebiyat hayatı boyunca İslamcılık akımını benimsemiş ve bu yönde eserler vermiştir. Batıcılık ve Türkçülük akımına karşıdır. Kocakarı ile Ömer, Seyfi Baba, Meyhane, Hasta, Küfe, Mahalle Kahvesi önemli manzum hikayeleridir. Safahat Yedi kitaptaki 108 şiirde 11240 dize vardır. En uzun eser 2292 dizeyle Asım’dır. Mehmet Akif Ersoy’un en önemli eserleri olan kitapları sırasıyla inceleyelim 1. Mehmet Akif Ersoy’un Safahat Adlı Eseri Hayatın safhaları, bölümleri anlamındadır. 44 manzumede şairin kendi hayatının çevresinde İstanbul insanlarını, semtlerini, eğlence ve göreneklerini tanırız. 2. Süleymaniye Kürsüsünde Caminin edebiyata giriş örneğidir. 1002 dizelik eser, İstanbul içi ve Doğu dünyası gezileri, izlenimleri, gözlemlerini anlatır. 3. Hakk’ın Sesleri On manzume, 482 dizelik kitap dini edebiyatın örneğidir. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” gibi ayetlerin yorumundan ibarettir. 4. Fatih Kürsüsünde 1692 dizelik ve 28 bölümlük tek manzumede şair bu defa Fatih Cami’ndedir. Öğleden ikindiye kadar konuşan hoca, halkı dört gruba ayırır Tevekkülcüler, kötümserler, bozulmuş gençlik ve eğlence düşkünleri. 5. Hatıralar On manzumelik kitap 1314 dizedir. Öz eleştiriyle başlayan Mehmet Akif, Berlin ile Necim Çölleri’ne yaptığı gezileri aktarır. Berlin’i belediye ve şehircilik yönünden beğenen şair İstanbul’dan adeta utanır. Karşılaştırma yoluyla değişmeyi vurgular. 6. Asım Hem bir destan hem de bir sözlü uzun tiyatro sayabiliriz bu kitabı. “Serseri mi Kahraman mı” başlığıyla okul oyunu metni oluşturacak Asım’ı öğretmen adayları oynamışlardı. 7. Gölgeler 41 şiirde 1374 dize var. 1933’te Mısır’da ilk baskısı yapılan eser, hüzünlü ve küskün şairin durumunu ve duygularını yansıtır.
mehmet akif ersoy ile ilgili yazı