Mimozaçiçeği şarkısının sonunda "Çekilmez bir adam oldum yine" şiiri şarkılarda karşımıza çıkanlar arasında. - Fazıl Say'ın Nazım Oratoryosunu da canlı izlemek çok isterdim. Dev bir ekiple sahnelenen oratoryoda Fazıl Say ve şiirleri seslendiren Genco Erkal ön plana çıkıyor. DİSK, 1 Mayıs kutlamaları kapsamında dünyaca ünlü şair Nâzım Hikmet’in çok fazla bilinmeyen bir şiirini bestelettirdi. “İstanbul’da 1 Mayıs” başlıklı şiir, “Bugün Mayıs 1” ismiyle bestelendi. Batuma geçerler. 1922 yılında Moskova’da Komintern bünyesinde eğitim veren Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi (KUTV) hazırlık sınıfına kaydolurlar. Bu sırada Muhittin Birgen ve kızı Nüzhet de Moskova’dadırlar ve Nâzım Hikmet, Nüzhet ile kısa bir evlilik yapar. Batum. 1921. şiir : Nazım Hikmet ---- seslendiren : Hakan Biçer. sesliomrumnefesim,HOŞ GELDİN KADINIM TAHİR İLE ZUHRE VOLKAN KONAK - YouTube,sesliomrumnefesim.com, 12 Ekim 2010 Salı. Sessiz Gemi -- Hikayesini Biliyor musunuz? Nazım Hikmet- Yahya Kemal ve Celile. Nazım Hikmet'in annesiyle Yahya Kemal arasındaki aşkı farkettiği an Celile Hikmet resimleri ile olduğu kadar güzelliği ile de tüm İstanbul’un diline destan bir kadındı İstanbul sosyetesinin en çok konuşulan kadınları Nazım Hikmet’e Aşklarıyla İlham Vermiş 12 Özel Kadın. Nazım Hikmet’in 25 Unutulmaz Şiirinden Enfes Alıntılar. Nazım Hikmet’ten 6 Özel İnsana 6 Özel Şiir. Nazım Hikmet’ten Piraye’ye Aşk Dolu 20 Mektup. Etiketler: 23 eylül 1945, 5 kasım 1945, ağlamak meselesi, alıntı, anlayamadılar, aşk mönüsü, ben senden Sdcl. Nazım Hikmet, Turgut Uyar, Edip Cansever başta olmak üzere Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerinin çiçek alıntılı şiirlerini, Türk ressamların çiçek temalı tablolarıyla birlikte derledik. 1. Nazım Hikmet 1902 – 1963 – Mor Menekşe, Aç Dostlar ve Altın Gözlü Çocuk Pertev Boyar 1897 – 1981 – Natürmort EEEEEEEEEY… kızım, annem, karım, kardeşim sen başında güneşler esen altın gözlü çocuk, altın gözlü çocuğum benim; deli çığlıklar atıp avaz avaz burnumun dibinden gelip geçti de yaz, ben, bir demet mor menekşe olsun getiremedim sana! Ne haltedek, dostların karnı açtı kıydık menekşe parasına! 2. Edip Cansever 1928 – 1986 – Gül Kokuyorsun İbrahim Çallı 1882 – 1960 – Mavi Vazoda Güller Gül kokuyorsun bir de Amansız, acımasız kokuyorsun Gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun Dayanılmaz bir şey oluyorsun, biliyorsun Hırçın hırçın, pembe pembe Öfkeli öfkeli gül Gül kokuyorsun nefes nefese. 3. Yahya Kemal Beyatlı 1884 – 1958 – Bahçelerden Uzak Feyhaman Duran 1886 – 1970 – Natürmort İstemem artık ışık, rayiha, renk alemini, Koklamam yosma karanfille, güzel yasemini. Beni bir lahza müsait bulamaz idlale, Ne beyaz bakire zambak, ne ateşten lale. Beklemem fecrini leylaklar açan nisanın, Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın. Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım, Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım. 4. Orhon Murat Arıburnu 1920 – 1989 – Laleli Ayetullah Sümer 1905 – 1979 – Laleler Lalelim Laleli’de oturur Laleli lale olur lalelimden. Laleli’den geçilir Lalelimden geçilmez! 5. Turgut Uyar 1927 – 1985 – Ne Değişir İbrahim Safi 1898 – 1983 – Natürmort ben kan diye başlamak isterim oysa gülün derdi başkadır lale bahardan yanadır çiğdem güneşten konu değişir hepsine pekala amma bilirim gülün derdi uydurma kıpkırmızı en çok yakışırken kendine onu değişir lale mayıs ayıdır mora turuncuya filan boyanır pek güvenmem yabancıdır bakarsın yönü değişir çiğdem cefaya katlanır alışmıştır kendi yeşiline haklıdır bakımsızdır yağmurun durmadan günü değişir hoş olsun bütün verdikleri aldıkları şu çiçeklerin gül susar çiğdem uyanır tüfek başlar konu değişir hep böyle süreceği sanılır bu gül hikayesinin hep böyle sürer gerçi amma bir gün sonu değişir 6. Özdemir İnce 1936 – – Abidin Dino’nun Çiçekleri I Abidin Dino 1913 – 1993 – Çiçek Nereye dokunsan binlerce çiçek toz pembesi, rüzgara karşı çiçek yüreğimizde çoğalan çiçekler, laleler Dağlarımızda açan. Tebeşir kokusu, silgi hışırtısı lalesinde sonsuz karatahtaların kanatlı çiçek, çiçek içinde çiçek Okul avlularında açan 7. Metin Altıok 1940 – 1993 – Ben Gül ve Zakkum Nazmi Ziya 1881 – 1937 – Beyaz Güller Yüreğimden çıktım yola; Gül de geldi, zakkum da, Peşimiz sıra acı, Ben, gülü, zakkumu Yol boyu kanata kanata Az gittik, uz gittik; Geldik bir başka yüreğin Nasırlı kıyılarına. Ben, gül ve zakkum Peşimizdeki arsız acıyla. 8. Behçet Aysan 1949 – 1993 – Bir Eflatun Menekşe Cihat Burak 1915 – 1994 – Natürmort Sevdalı bir menekşe tanırdım eflatun özgürlükte açan. başkasının sevinci onun da sevinciydi inci kolyelerle süslü boynuna hiç ölüm yakışmazdı ki. geceleyin, kuş uçar uyanır menekşe sanki kapısı çalan onunki. sevdalı menekşem hercai eflatunum üzgünüm seni ben soldurdum seni ben öldürdüm bir saksı yaparak yaşadıklarımızdan. 9. Hasan Hüseyin Korkmazgil 1927 – 1984 – Haziran’da Ölmek Zor Naci Kalmukoğlu 1898 – 1951 – Leylaklar sokaktayım gece leylak ve tomurcuk kokuyor yaralı bir şahin olmuş yüreğim uy anam anam haziranda ölmek zor! havada tüy havada kuş havada kuş soluğu kokusu hava leylak ve tomurcuk kokuyor ne anlar acılardan/güzel haziran ne anlar güzel bahar! kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur 10. Cemal Süreya 1931 – 1990 – Bir Çiçek Nazlı Ecevit 1900 – 1985 – Natürmort Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, Bir yanlışı düzeltircesine açmış; Gelmiş ta ağzımın kenarında Konuşur durur. Bir gemi bembeyaz teniyle açıklarda, Güverteleri uçtan uca orman; Aldım çiçeğimi şurama bastım, Bastım ki yalnızlığımmış. Bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. 11. Melih Cevdet Anday 1915 – 2002 – Anı Naim Uludoğan 1911 – 2010 – Karanfilli Natürmort Bir çift güvercin havalansa Yanık yanık koksa karanfil Değil bu anılacak şey değil Apansız geliyor aklıma Neredeyse gün doğacaktı Herkes gibi kalkacaktınız Belki daha uykunuz da vardı Geceniz geliyor aklıma Sevdiğim çiçek adları gibi Sevdiğim sokak adları gibi Bütün sevdiklerimin adları gibi Adınız geliyor aklıma 12. Oktay Rifat 1914 – 1988 – Saksılar Namık İsmail 1890 – 1935 – Saksıda Çiçekler Pencerede saksılarım var benim de Kurulmuş asma bahçem göğün maviliğinde Sanki neden sade yaz günleri taşır Bir demet çiçek gibi sevgilim Çiçekli bir şemsiye elinde Güzel şeyler düşünmeme rağmen Durmadan ağlamak geliyor içimden 13. Özdemir Asaf 1923 – 1981 – Çiçek Senfonisi Bedia Güleryüz 1908 – 1991 – Natürmort Çiçekler hep bekler gibidir, Oysa hiç beklemezler; Biri arılandırır, biri kuşlandırır. Biri rüzgarlandırır gönülleri, Biri kızdırır soğumuş külleri.. Biri de kendini kucaklandırır. Biri tek başına yürür yazgısında, Biri sepetlerde demet demet Ününü kaldırımlandırır. Biri vazolandırır kendini salonlarda, Biri kurur bir kitabın içinde, Biri de kafes arkasında saksılandırır. 14. Ahmet Haşim 1884 – 1933 – Karanfil Ali Avni Çelebi 1904 – 1993 – Karanfiller Yarin dudağından getirilmiş Bir katre alevdir bu karanfil, Ruhum acısından bunu bildi! Düştükçe, vurulmuş gibi, yer yer Kızgın kokusundan kelebekler, Gönlüm ona pervane kesildi… 15. Necati Cumalı 1921 – 2001 – Bir Gül Açıyorsa Mahmut Cuda 1904 – 1987 – Vazoda Güller Bir gül açıyorsa şimdi Türkiye’de Aşkla ümitle açıyor Adsız unutulmuş her bahçede Bir gül tomurcuklanıyorsa Sabaha karşı gecede Açmak için tomurcuklanıyor Aşkla ümitle Sevinçle yaşamak için tomurcuklanıyor Kaynak Mimoza çiçeği anlamını da, hikayesini de hayat dolu renklerine borçlu. İtalya 1946 yılında İkinci Dünya Savaşından yıkık dökük çıkmış; insanlar bir coşku, yaşama dair bir umut aramaktalardı. Derken İtalyan Kadın Birliği üyesi olan 3 kadın, toplumun yeniden inşasının “kadın dayanışmasına” bağlı olduğunu düşündüler Teresa Mattei, Rita Montagnana ve Teresa Noce. Üç güçlü kadın, bu yaklaşımlarını sembolize etmesi için bir çiçek seçmeyi teklif ettiler. Sunulan tüm teklifler arasında üç tanesi öne çıktı Karanfil, anemon ve enfes kokusuyla mimoza çiçeği. Aşağıdaki özellikleri sayesinde kazanan mimoza çiçeği oldu • Sapsarı renkleri ile neşe saçtığı için Savaşla yıpranan moraller, mimoza çiçeği ile düzelsin diye • Martta çiçek açtığı için Dünya Kadınlar Gününü sembolize etsin diye • Büyük bir ağaç haline gelene kadar çok fazla emek ve bakım gerektirmediği için İtalya da mimoza çiçeği gibi hızla kalkınabilsin diye • En önemlisi de, aynı kadınlar gibi kırılgan görünümlerinin arkasında güçlü bir karakter barındırdığı için Mimoza çiçeği zor coğrafi koşullarda bile çiçek açabilir. O gün bugündür başta İtalya ve Rusya’da olmak üzere, Dünya Kadınlar Gününde 8 Mart kadınlara mimoza çiçeği hediye edilmektedir. Bir kadın sadece sevgilisinden veya çocuklarından değil; dayanışmayı sembolize ettiği için kadın dostlarından da mimoza çiçeği hediyesi alır. Mimoza çiçeğinin özelliklerini ve dünya literatüründeki yerini göz önüne aldığımızda, mimoza çiçeğinin aşağıdaki anlamları taşıdığını söyleyebiliriz • Dayanışma • Ölümsüzlük ve diriliş • Hassasiyet, coşku ve umut! canımı yoluna koydum,mimoza göğe uçma,uçma değilim ki senin,kaçma dağlarımı yıktın,mimoza okşanıp sevilmez,delirme sevdiceğim,yaktın ciğerimi yaktın,yapma okşayamam ben seni,mimoza karganın gülüsün,ellerin dünyaya seni,gitme dağlarımı yıktın,mimoza okşanıp sevilmez,delirme sevdiceğim,yaktın ciğerimi yaktın,yapma bir adam oldum yine,uykusuz, aksi, bakıyorsun ki ana avrat söverdim,azgın bir hayvan döver gibi bugün bir de bakıyorsun ki,ağzında sönük bir sigara ve tembel bir türkü,sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi evet ve beni çileden çıkarıyor büsbütün,kendime karşı duyduğum nefret ve de bir adam oldum yine, aksi, her sefer ki gibi haksızım,e sebep yok biliyorum,olması da imkansız,bu yaptığım iş ayıp, elimde değil gülüm,elim de değil sevgilim,seni kıskanıyorum beni affet affet....bkz volkan konakbkz durduk yerde adamın amına koyan şarkılar volkan konak'ın garip bir huzurla, acıyı kabullenerek, aşkıyla ve acısıyla barışık bir tavırla söylediği caanım şarkısı... acı veren şarkı. işte kelimelerin kifayetsiz kaldığı nokta...-başkası okşanıp, sevilmez. delirme sevdiceğim. -mimoza, gece ile gündüzü ayırabilen bir çiçek biliyorsun, görüyorsun, farkındasın ve be anacım, böyle de şarkı yapılmaz ki. kuzeyin oğlu volkan konak'ın müziği, insan zevkinin doruk noktalarına hitap ederek icra ettiğinin en iyi ispatı olan her sefer ki gibi haksızım, e sebep yok biliyorum. olması da imkansız!bu yaptığım iş ayıp, elimde değil gülüm, elimde değil sevgilimseni kıskanıyorum beni affet sevgilim... beni affet!daha ne diyebilir bu adam? ya da daha ne demeli, ne diyebilir ki daha bir insan? gerçek üstü bir oldu bilmiyorum bugün öğlen saatlerine kadar dinlememiştim bu muhteşem şarkıyı. hiç adetim değilken bugün maillerimi kontrol edeyim dedim. eski sevgiliden - belki de hiç sevgili değildi- bir mail gördüm. bu şarkıyı göndermiş bana. dinlemeye başladığım andan sonuna kadar ağladım. sözleri ne kadar bizi anlatıyor diye düşündüm. sahi biz var mıydık? olmuş muyduk hiç? beni affet mi demek istiyordu bana. seni aldattığım, seni incittiğim, seni üzdüğüm, benim yüzümden ağlattığım her gün için beni affet mi diyordu? ellerin çiçeğisin diyordu bana, gitme sevdiğim. kendinden mi bahsediyordu; pişman mıydı? onunda mı ciğeri yanmıştı yani? çekilmezliğinden mi dem vuruyordu, bilip de söylemediklerini neden itiraf ediyordu bugün. yaptıklarından dolayı kendisi bile mi acıyordu kıskandığını mı söylüyordu gerçekten. mceyhan la ipod'larımızı değişip tekrar kendi ipodlarımıza kavuşmamızın hemen sonrasında sağlam sövdüydüm kendisine. "nerde ulan benim şarkılarım, ben şimdi bunları mı dinliycem, adını bile duymadığım şarkılar" diye. sen al benim güzelim parçaların yerine ekle başka şarkılar.. hayatını şarkılarla, şarkı sözlerinin anlamlarıyla fazlasıyla meşgul eden biri olarak kolay kolay harcatmam şarkılarımı kimseye. saklarım bi köşede, kimse beğenmese yine bana kalır, yine alır dinlerim. ama bu şarkıyı duydum öğrendim ya, bi anda ipod'da kalan şarkıları da silip mceyhan'a veresim var al bunların yerine de volkan konak doldur, aralara da mimoza çiçeğim i ardarda serpiştir diye.. çünkü adam öyle bir "yaktın ciğerimi yaktın" demiş ki, duyduğumdan beri alev alev oldu içim, yandı, yıkıldı, susturamadım. neredeyse aşk acısının dünyanın en büyük acısı olduğuna inanmak üzereyim..şarkı başladığı anda büyük beklenti yaratmaz üzerinizde, ama sözleri başlar başlamaz ürperirsiniz. "sevgilim", "sevdiceğim" en çok bir karadenizlinin ağzında bu kadar yoğunlaşabilir, olgunlaşabilir sanırsınız, ama bi bakarsınız esas vurucu darbe az ileride, yıktın dağlarımı yıktın diyerek inleyen , az sonra şiir kısmında af dileyen, yakaran o yumuşacık seste.. şarkının etkisini biraz olsun dindirip yeniden dinlediğinizde şarkının sözleri şöyle bir tebessüm bırakır yüzünüzde volkan konak aşıktır, kıskançtır, gözü karadır. gider sevgilisine derdini anlatır, yumuşacık bi sesi vardır, af diler, şiir okur, suçunu kabul eder tamam iyi güzel de ama yine de içindeki dürtüye engel olamaz. "başkası okşanıp sevilmez,delirme sevdiceğim" derkenki yüz ifadesi geliverir gözümün önüne çatık kaşlı, tehditkar, asabi, ama neticede çocuk bakışlı bir karadenizli..yüreğim dağlandı sabah sabah, daraldım.. volkan konak sevmem. gerçekten sevmem. bu şarkıyı da tv de programının tanıtımında gormustum sanırım tee ne zaman. bi-iki gündür aklımda dilimle kulağımda yalnız. enteresan bi sihri var sanki, dinginliği var. hüzünlü çok sanki ama adam sonu güzel biten bi masal anlatıyo gibi söylüyo ya o vuruyo sanırım beni. huzurlu yapıyo bu da şarkıyı. içindeki acıyı yedırıo sarkıya, gozler gormuyo kulaklar duymuyo onu. muzıgı de ayrıca o kadar tatlı kı. sevdım resmen şarkıdaki şiir nazım hikmet'e ait olan "çekilmez bir adam" şiiridir ve bütün nazım şiirleri gibi insanı yüreğinden yakalar. bağımlılık yarattığını düşündüğüm aşmış bir parçadır. sabah bir kanalda rastladım, akşam eve gelene kadar bu şarkıyı yeniden dinleyebilmek için yandım tutuştum desem yeridir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. Haberler > Nazım Hikmet Şiirleri ve Sözleri En Güzel Nazım Hikmet Ran Şiirleri! İyi ki Doğdun Nazım Hikmet’ - 1222 Ünlü şair Nazım Hikmet Ran, 120’inci doğum gününde anılıyor. Mavi Gözlü Dev lakabıyla tanınan Nazım Hikmet aşk sözleri ve şiirleriyle edebiyatımızın en üretken kalemleri arasında yer almaktadır. Herkes Gibisin, Yaşamak Güzel Şey, Ben Senden Önce Ölmek İsterim, Seni Düşünmek, Mavi Liman, Piraye İçin, Ceviz Ağacı gibi şiirleriyle meşhur olan ünlü şair, insanlık sözleri ile de adını duyurmaktadır. Bizde sizler için Mavi Gözlü Dev olarak anılan şairin kaleminden çıkan şiirleri ve sözleri derledik... Bugün şiirin büyük ustası Nâzım Hikmet Ran’ın doğumunun 120’nci yılı. Türk şiirinin en önemli isimleri arasında yer alan Nazım Hikmet şiirleri ve aşk sözleri ile edebiyatımızda iz bırakmıştır. Pek çok şiiri bestelenerek günümüze taşınan Nazım Hikmet Ran sözleri ve aşk şiirleri ile Türk şiirini şekillendiren temel taşlar arasına adını yazdırdı. Sosyal medya paylaşımı yapmak isteyenler ve sevgiliye söylenecek güzel söz arayışında olanlar, Nazım Hikmet sözleri ile şiirleri için araştırma yapıyor. İşte kısa, uzun, resimli, en anlamlı ve en güzel Nazım Hikmet şiirleri… Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin Ben Senden Önce Ölmek İsterim Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin Fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşiyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacagız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? Içimden bir şey belki diyor. Sen ki, Her Yerde Hâzırı Nâzırımsın “Kitap okurum içinde sen varsın,şarkı dinlerim içinde ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun,çalışırım karşımda ki, her yerde hâzırı seninle,duyamayız sesini birbirimizin sen benim sekiz yıldır dul karımsın...” Seni Düşünmek Seni düşünmek güzel şey,ümitli şey,dünyanın en güzel sesindenen güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...Fakat artık ümit yetmiyor bana,ben artık şarkı dinlemek değil,şarkı söylemek istiyorum... Seviyorum Seni Seviyorum seniekmeği tuza banıp yer gibiGeceleyin ateşler içinde uyanarakağzımı dayayıp musluğa su içer gibiAğır posta paketinineyin nesi belirsiztelaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibiSeviyorum senidenizi ilk defa uçakla geçer gibiİstanbul\'da yumuşacık kararırken ortalıkiçimde kımıldayan birşeyler gibiSeviyorum seniYaşıyoruz çok şükür der gibi. En Güzel Deniz En güzel denizhenüz gidilmemiş olanıdır,En güzel çocukhenüz güzel günlerimizhenüz yaşayamadıklarımız,Ve sana söylemek istediğim en güzel sözhenüz söylememiş olduğum sözdür... Ceviz Ağacı Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,budak budak, şerham şerham ihtiyar bir sen bunun farkındasın, ne polis bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı' suda balık gibi kıvıl ipek mendil gibi tiril tiril,koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını ellerimdir, tam yüz bin elim bin elle dokunurum sana, İstanbul' gözlerimdir, şaşarak bin gözle seyrederim seni, İstanbul' bin yürek gibi çarpar, çarpar bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı' sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni Ne güzel şey hatırlamak seni ölüm ve zafer haberleri içinden,hapisteve yaşım kırkı geçmiş iken...Ne güzel şey hatırlamak seni bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elinve saçlarındavakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti...Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,güneşli bir rahatlıkve etin daveti kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık... Bir Ayrılış Hikayesi Erkek kadına dedi ki– Seni seviyorum,ama nasıl?avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıpparmaklarımı kanatarakkırasıya,çıldırasıya…Erkek kadına dedi ki– Seni seviyorum,ama nasıl?kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,yüzde yüz, yüzde bin beşyüzyüzde hudutsuz kere yüz…Kadın erkeğe dedi ki– Baktımdudağımla, yüreğimle, kafamla;severek, korkarak, eğilerek,dudağına, yüreğine, ne söylüyorsamkaranlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…Ve artıkbiliyorumToprağınYüzü güneşli bir ana gibiEn son, en güzel çocuğunu emzirdiğini…Fakat neyleyimsaçlarım dolanmışölmekte olanın parmaklarınabaşımı kurtarmam kâbildeğil!Senyürümelisin,yeni doğan çocuğungözlerine bakarak…Senyürümelisin,beni bırakarak…Kadın kitap düştü yere…Kapandı bir pencere…AYRILDILAR.. Bu Haber de İlginizi Çekebilir 👇 AjanssporAjansspor uygulamasını indirSpor HaberleriNazım HikmetNazım Hikmet şiirleriNazım Hikmet'in unutulmaz şiirleri ve en iyi şiirleriNazım Hikmet'in unutulmaz şiirleri ve en iyi şiirleri araştırılmaya başlandı. Peki en iyi 25 şiiri ve en çok okunan şiirleri hangisi? Nazım Hikmet ne zaman öldü, mezarı nerede, kaç yaşında öldü ve sözleri hangisi? İşte tüm detaylar... Nazım Hikmet'in unutulmaz şiirleri ve en iyi şiirleri araştırılmaya başlandı. Peki en iyi 25 şiiri ve en çok okunan şiirleri hangisi? Nazım Hikmet ne zaman öldü, mezarı nerede, kaç yaşında öldü ve sözleri hangisi? İşte tüm detaylar... Ağlamak Meselesi “Nasıl etmeli de ağlayabilmelifarkına bile varmadan?Nasıl etmeli de ağlayabilmeliayıpsız,aşikare,yağmur misali?” Futbol maçı sırasında oyunculara yıldırım çarptı! Anlayamadılar “Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelimGümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızdaAteşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye!.. .Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdikANLAYAMADILAR…” Aşk Mönüsü “Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsinSen ülkemin yaz geceleri gibisinSaadetten haber getiren atlı kapını çaldığındaBeni unutmaAh! saklı gülümSen hem zor hem güzelsinŞiirlerimin ılıklığında açılmalısınSana burada veriyorum hayata ayrılan buseyiSen memleketim kadar güzelsinVe güzel kal” Ben Senden Önce Ölmek İsterim “Bensenden önce ölmek arkasından gelengideni bulacak mi zannediyorsun?Ben zannetmiyorum mi,beni yaktırırsın,odanda ocağınüstüne korsuniçinde bir camdan olsun,şeffaf,beyaz camdan olsunki içinde beni görebilesinFedakârlığımı anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan,vazgeçtim çiçek olmaktansenin yanında kalabilmek toz oluyorumyaşıyorum yanında sende ölüncekavanozuma orada beraber yatarızkülümün içinde külünta ki bir savruk gelinyahut vefasız bir torunbizi ordan atana kadar…” Bir Acayip Duygu “Mürdüm eriği çiçek açmıştır.— ilkönce zerdali çiçek açar mürdüm en sonra — Sevgilim,çimenin üzerinediz üstü lezzetli ve aydınlık— fakat iyice ısınmadı daha —çağlanın kabuğu yemyeşil tüylüdür henüz yumuşacık…Bahtiyarız yaşayabildiğimiz için.” Ruhum “Ruhumgözlerini yumuşacık yumkucağımdaymışsın gibi bırak kendinininni,uykunda unutma benininni…Gözlerini yumuşacık yumyeşil ela gözlerinininni ruhum ninniSen yukarda yemişli dalların içindesin,yeşil gözlerin güneş dolu,dudakların bala bulanmışben ağacın dibindeyim,bir ayağım çukurda…Ben senden çok önce gideceğim,sen bensiz kalacaksın ihtiyarlığında…” Gözlerine Bakarken “Gözlerine bakarken,güneşli bir toprak kokusu vuruyor buğday tarlasında, ekinlerin içinde,kayboluyorum…Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin sırrını her gün bir parça hiç bir zaman;büsbütün teslim olmayacak olan…” Hasret 01 “Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,belini sarmayalı,gözünün içinde durmayalı,aklının aydınlığına sorular sorular sormayalı,dokunmayalı sıcaklığına yıldır bekliyor beni bir şehirde bir daldaydık, aynı daldaydıkAynı daldan düştük yüz yıllık zaman, yol yüzyıllık.” Herkes Gibi “Gönlümle baş başa düşündüm demin;Artık bir sihirsiz nefes ta içinde bomboş kalbiminAkisleri sönen bir ses gibisin Mâziye karışıp sevda yeminim,Bir anda unuttum seni, eminimKalbimde kalbine yok bile kinimBence artık sen de herkes gibisin.” Hoş Geldin Kadınım “Hoş geldin kadınım benim hoş geldinayağını bastın odamakırk yıllık beton, çayır çimen şimdigüldün,güller açıldı penceremin demirlerindeağladın,avuçlarıma döküldü incilergönlüm gibi zenginhürriyet gibi aydınlık oldu odam.. Hoş geldin kadınım benim hoş geldin.” İkimiz “İkimiz de biliyoruz, sevgilimöğrettileraç kalmayı, üşümeyi,yorgunluğu ölesiyeve birbirimizden ayrı öldürmek zorunda bırakılmadıkve öldürülmek işi geçmedi başımızdan. İkimiz de biliyoruz, sevgilim,öğretebilirizdövüşmeyi insanlarımız içinve her gün biraz daha candanbiraz daha iyisevmeyi…” Seni Düşünmek “Seni düşünmek güzel şey, ümitli şeyDünyanın en güzel sesindenEn güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şeyFakat artık ümit yetmiyor bana,Ben artık şarkı dinlemek değilŞarkı söylemek istiyorum…” Seviyorum Seni “Seviyorum senidenizi uçakla ilk defa geçer yumuşacık kararırken ortalıkiçimde kımıldanan bir şeyler gibi,Seviyorum seniYaşıyoruz çok şükür!’ der gibi.” Kar Kesti Yolu “Kar kesti yolusen yoktunoturdum karşına dizüstüseyrettim yüzünügözlerim kapalı Gemiler geçmiyoruçaklar uçmuyorsen yoktunkarşında duvara dayanmıştımkonuştum, konuştum, konuştumağzımı açmadan Sen yoktunellerimle dokundum sana,ellerim yüzümdeydi” ***Yasal uyarı Bu haber tarafından yazılmıştır, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.***

mimoza çiçeği şiir nazım hikmet