E) Değerlendirme ve Sonuç: Boşanma davası devam ederken boşanma sebebi veya sebeplerini taraflar, devam eden boşanma davası sözlü yargılama aşamasında değilse,davanın tamamen ıslahı ile boşanma davasındaki sebep yada sebepleri değiştirilebilir. Devam eden boşanma davası şayet sözlü yargılama aşamasında ise o zaman Boşanmadavası devam ederken, ölen davacının mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve davalının kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. VIII. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları. 1. Hâkimin takdir yetkisi MADDE 182.- Amaç, boşanma davası açılmadan önce terk eden eşe son bir şans verilmesi, böylece evlilik birliğinin yeniden kurulup devam etmesi yönünde son bir olasılığın tüketilmesidir. İhtara rağmen eş eve dönmüyorsa, terk nedeniyle dava açılacaktır. 0 Merhaba avukat değilim ancak bilgimi paylaşmak istedim amacım sizi yönlendirmek değil. Boşanma kesinleşmeden evlilik yani resmi nikah yapamaz. bu kanunen mümkün değil. bahsettiğiniz kişi anladığım kadarıyla erkek tarafı. erkek evlenmiş diyemezsiniz ancak erkeğin başkası ile beraber hayat yaşadığını ve çocukları olduğunu ıspat edebiliyorsanız istinaf Boşanmadavası devam ederken eşlerin durumu. sayın hukukçu arkadaşlar, boşanma davası sürerken eşler yasal olarak evli olmalarına rağmen eşlerden birinin başka bir insan ile birlikte yaşaması durumunda (dava açılmadan önce böyle bir durum yok ve dava şiddetli geçimsizlikten açılmıştır) yeni bir dava açıp zinaya Zina, mutlak bir boşanma sebebi olup, özel bir boşanma sebebidir. Farklı Bir Boşanma Sebebiyle Dava Açıldıktan Sonra Zina Eyleminin Öğrenilmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır? Eğer ikame edilen boşanma davası, zina değil de, başka bir boşanma sebebine dayanıyorsa, bu bağlamda, zinaya dayanan deliller, belgeler kullanılamaz. iHo78. SİTEDE MAKALE ARAMA Avukat ayşe deniz oral velayet boşanma Samsun Avukat Ayşe Deniz Oral Avukat Ayşe Deniz Oral İletişim Samsun Aile Hukuku Ceza Hukuku İş Hukuku Gayrımenkul Hukuku Kira Hukuku Tüketici Hukuku Tazminat Hukuku ÇALIŞMA ALANLARI Home 44 Oops! Page not found We are sorry, but the page you are looking for does not exist. Go Back Bunları da inceleyin Kategorilendirilmemiş İddet müddeti nedir? Samsun Aile Hukuku Evlatlıktan ret hukuken mümkün mü? Samsun Aile Hukuku 18 yaşından büyük kızlar kaç yaşına kadar nafaka alır? Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşlerin, evlilik süresince birbirlerine karşı bazı sorumlulukları ve yükümlülükleri vardır. Her eşin evlilik birliği sürecinde birbirlerine sadakatli davranmaları da bu yükümlülüklerden birisidir. Nitekim eşlerin sadakat yükümlülüğü Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde de yer almaktadır. Bu maddeye göre eşler, birlikte yaşamak, birbirlerine yardımcı olmak ve sadık kalmak zorundadırlar. Bu noktada evlilik birliği boyunca birbirine sadakat yükümlülüğü olan eşler için evlilik birliğinin ne zaman sona erdiği önem taşımaktadır. Peki evlilik birliği ne zaman sona erer ? Boşanma Davası ile alakalı detaylı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Evlilik Birliği Ne Zaman Sona Erer ? Sadakat yükümlülüğü, eşler arasındaki evlilik bağının sona ermesiyle son bulacaktır. Peki evlilik birliği hangi hallerde son bulur? Evlilik birliği şu hallerde son bulacaktır  Ölüm Boşanma Ölüm halinde sadakat yükümlülüğünün sona ermesi açık olduğu için bu hususta herhangi bir açıklamaya ihtiyaç duymamaktayız. Peki boşanma davası sürecinde eşlerin sadakat yükümlülüğü ne zaman sona erecek ve eşler boşanma davası devam ederken eşlerini aldatmaları halinde sorumlu tutulacaklar mıdır ? Boşanma Davasında Eşlerin Sadakat Yükümlülüğü Boşanma davası sürecinde eşler her ne kadar boşanma arzularını dile getirmiş olsalar da sadakat yükümlülükleri boşanmalarına karar verilene kadar devam etmekteydi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve diğer usul hükümleri gereğince boşanma kararı, tarafların temyiz etmemesi halinde veya temyiz edilip Yargıtay’dan dosyanın dönerek tüm usul işlemlerinin bitmesiyle kesinleşecektir. Eski uygulamaya göre boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte eşlerin sadakat yükümlülüğü sona ermektedir. Her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2010 tarihinde verdiği karar ile sadakat yükümlülüğün yargılama boyunca da devam edeceğine hükmetmişse de Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015 yılında verdiği kararla bu hususta yeni bir yaklaşım belirlemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında şu ifadeleri kullanmıştır ”Davacı-karşı davalının açtığı boşanma davası, davalı karşı davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesi ile kabul edilmiştir. Ne var ki mahkemece davalı karşı davacıya kusur olarak isnat edilen sadakatsizlik eylemi dava açılmasından sonra meydana gelmiştir. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamaz, ancak yeni bir dava konusu yapılır ve ispat edilirse birleştirilerek görülecek yeni boşanma davasında bu sebeple boşanma kararı verilebilir. Mahkemece davalı-karşı davacıya başka bir kusur da isnat edilmemiştir, gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalının davasının kabulü ve tarafların eşit kusurlu kabul edilerek davalı-karşı davacı kadının tazminat taleplerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir. Görüldüğü üzere artık eşlerin sadakat yükümlülükleri boşanma davasının açılması ile birlikte sonlanmaktadır. Başka bir ifade ile, eşler boşanma davası devam ederken eşlerini aldatır veya sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden buna benzer hareketlerde bulunurlar ise sorumlulukları doğmayacaktır. Aşağıda ilgili Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararını sunmaktayız. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/1895 K. 2015/15882 T. BOŞANMA DAVASININ SINIRLARINI ÖN İNCELEME AŞAMASINA KADAR BİLDİRİLMİŞ VAKIALARIN ÇİZDİĞİ Mahkemece Ancak Bu Vakıalar Hakkında İnceleme ve Değerlendirme Yapılabileceği/Aksi Halde Talebin Dışına Çıkılması Sorununun Doğacağı Boşanmada Yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Tabi Olması ve Sadakat Yükümlülüğüne İlişkin Bir İstisna 4721 Sayılı Medeni Kanun’da Bulunmadığından Dava Açıldıktan Sonra Gerçekleşen Olayın Hükme Esas Alınmaması Gerektiği BOŞANMA DAVASI AÇILDIKTAN SONRA TARAFLARIN SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ Eşlerin Birbirine Sadık Kalma Yükümlülüğü Sona Ermese de Bu Yükümlülüğün Ön İnceleme Aşaması Tamamlanıncaya Kadar Usulüne Uygun Şekilde DayanılmayanVakıalara Dayanma ve Bu Vakıalara İlişkin Delil Sunma Hakkını Vermeyeceği/Davacıya Kusur Olarak İsnat Edilen Sadakatsizlik Eylemi Dava Açılmasından Sonra Meydana Gelmiş Olduğundan Hükme Esas Alınamayacağı SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRILIK Boşanma Davası Açılmasının Eşlerin Sadakat Yükümlülüğünü Ortadan Kaldırmayacağı- Sadece Ön İnceleme Aşaması Tamamlanana Kadar Usulüne Uygun Şekilde Bildirilmiş Olan Vakıaların Boşanma Davalarının Sınırını Çizdiği ve Mahkemece Ancak Bu Vakıalar Hakkında Değerlendirme Yapılabileceği/Davadan Sonra Oluşan Vakıaların Görülmekte Olan Boşanma Davasında Hükme Esas Alınamayacağı/Her Davanın Açıldığı Tarihteki Şartlara Tabi Olduğu ÖN İNCELEME AŞAMASI TAMAMLANDIKTAN SONRA OLUŞAN VAKIALARIN YENİ BİR DAVANIN KONUSU YAPILMASI GEREĞİ Her Ne Kadar Dava Açılmasına Rağmen Sadakat Yükümlülüğü Devam Etse de Usul Kuralları Emredici Olduğundan ve Medeni Kanun’da Tahkikat Aşamasında Meydana Gelen Cinsel Sadakatsizlik Dahil Bir İstisnaya Yer Verilmemiş Olduğundan Olayın Ancak Yeni Bir Davanın Konusu Yapılabileceği/Birleştirilerek Görülecek Yeni Davada Bu Sebeple Boşanma KararıVerilebileceği DAVADAN SONRA OLUŞAN VAKIALARIN GÖRÜLMEKTE OLAN BOŞANMA DAVASINDA HÜKME ESAS ALINAMAYACAĞI Boşanma Davası Açılması Sadakat Yükümlülüğünü Ortadan Kaldırmasa da Boşanmada Yargılama 6100 Göre Yapıldığından Tarafların Ön İnceleme Aşaması Tamamlanıncaya Kadar Usulüne Uygun Şekilde DayanılmayanVakıalara Dayanma ve Bu Vakıalara İlişkin Delil Sunma Hakkının Olmadığı- Olayın Ancak Yeni Açılacak Boşanma Davasında İleri Sürülebileceği ÖZET Boşanma davasının açılması durumunda eşlerin sadakat yükümlülüğü ortadan kalkmasa da boşanma davalarında uygulanacak yargılama usulü emredici olarak düzenlenmiş olduğundan eşlerin sadakat yükümlülüğünün evlilik süresince geçerli olmasına ilişkin maddi hukuk kuralı taraflara ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıalara dayanma ve bu vakıalara ilişkin delil sunma hakkını vermediğinden mahkeme ön inceleme sonuç tutanağında yer alan ve taraflarca imzalanarak kabul edilen çekişmeli vakıaları gösteren tutanak esas alınmak suretiyle yürütmek zorundadır. Başka yoldan gidilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür. Somut olayda, mahkemece davalı karşı davacıya kusur olarak isnat edilen sadakatsizlik eylemi dava açılmasından sonra meydana gelmiştir. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamaz, ancak yeni bir dava konusu yapılır ve ispat edilirse birleştirilerek görülecek yeni boşanma davasında bu sebeple boşanma kararı verilebilir. DAVA Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından, kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldüKARAR 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları birbirine sadık kalmak zorundadırlar 185/3. Bir boşanma davasının açılması durumunda eşlerin sadakat yükümlülüğü elbette ortadan kalkmaz. Bunun aksi de düşünülemez. Nitekim boşanma davasının açılmasıyla eşler arasındaki cinsel sadakat yükümlülüğünün “kalktığına” ve dava tarihinden sonra gerçekleşen sonraki cinselsadakate aykırı davranışların “yeni bir dava” konusu yapılamayacağına ilişkin bugüne kadar alınmış hiçbir Yargıtay kararı da bulunmamakladır. Boşanma davalarında uygulanacak yargılama usulü Türk Medeni Kanunu’nun 184 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile emredici olarak düzenlenmiş olduğundan eşlerin sadakat yükümlülüğünün evlilik süresince geçerli olmasına ilişkin “maddi hukuk kuralı” Taraflara ön inceleme aşaması tamamlanıncaya kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıalara dayanma ve bu vakıalara ilişkin delil sunma hakkını vermez. Boşanma davasına bakan mahkeme yargılamayı Türk Medeni Kanunu’nun 184 ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33. 119. 129. 137. 140/3 ve 187. hükümlerinde yer alan emredici düzenleme sebebiyle ön inceleme sonuç tutanağında yer alan ve taraflarca imzalanarak kabul edilen çekişmeli vakıaları gösteren tutanak esas alınmak suretiyle yürütmek zorundadır. Ön inceleme sonuç tutanağı boşanma davasının yol haritasıdır. Başka yoldan gidilmesi ancak karşı tarafın açık muvafakati ile mümkündür Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde ileri sürülmemiş olan vakıalar, mahkemece kendiliğinden incelenemeyeceği gibi, hâkim onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz O halde, sadece ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde HMK. bildirilmiş olanvakıalar boşanma davalarının sınırını çizmekte ve mahkemece ancak, bu vakıalar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılabilmekledir. Aksinin kabulü davacının dayandığı olguların, dolayısıyla elde etmek istediği nihai talebin dışına çıkılmasısonucunu doğuracağı gibi; temyiz ve karar düzeltme süreçleri de dahil, yargılamanın hangi aşamasına kadar gerçekleşecek hukuki ve fiili olguların nazara alınması gerektiği sorununu ortaya çıkaracaktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde “boşanmada yargılama usulü” ayrıca düzenlenmiş anılan maddenin ilk fıkrasında “Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabidir.” hükmüne yer verilerek, maddede sayılan istisnalar dışında, boşanma davalarının “genel yargılama usulüne” tabi olduğu belirtilmiştir. Boşanmada genelyargılama usulünün uygulanmasına ayrık olan kurallar ve uygulanması özel usuller, Türk Medeni Kanunu’nun 184. maddesinde sınırlı olarak belirtilmiş olmasına karşın; bu sınırlamalar ve istisnalar içinde, tarafların usulüne uygun şekilde dayanmadığı vakıaların ve özellikle tahkikat aşamasında meydana gelen boşanma sebebi oluşturan cinsel sadakatsizlik dahil her türlü vakıanın değerlendirmede esas alınacağına dair özel bir düzenlemeye bir başka deyişle istisnaya yer inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde HMK. md. 141 dayanılmayan bir vakıanın, tahkikat aşamasında gerçekleştiğinden bahisle davalıya kusur olarak yüklenmesine, açıklanan “emredici usul kuralları” sebebiyle imkân davalının açtığı boşanma davası, davalı karşı davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesi ile kabul edilmiştir. Ne var ki mahkemece davalı karşı davacıya kusur olarak isnat edilen sadakatsizlik eylemi dava açılmasındansonra meydana gelmiştir. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan vakıalar görülmekte olan boşanma davasında hükme esas alınamaz, ancak yeni bir dava konusu yapılır ve ispat edilirse birleştirilerek görülecek yeni boşanma davasında bu sebeple boşanma kararı verilebilir. Mahkemece davalı-karşı davacıya başka bir kusur da isnat edilmemiştir, gerçekleşen bu duruma göre, davacı-karşı davalının davasının kabulü ve tarafların eşit kusurlu kabul edilerek davalı-karşı davacı kadının tazminat taleplerinin reddi hatalı olup bozmayı Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA. Bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 2. bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle tarihinde karar OY YAZISIDosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun ikinci bentteki bozma kararına katılmıyorum. Yargıtay Kararları sorgulama ekranına buradan ulaşabilirsiniz. Sıcak Fırsatlarda Tıklananlar Editörün Seçtiği Fırsatlar Daha Fazla Bu Konudaki Kullanıcılar Daha Az 2 Misafir 1 Mobil - 1 Masaüstü, 1 Mobil 5 sn 7Cevap 0Favori 608Tıklama Daha Fazlaİstatistik Konu İstatistikleri Son Yorum 4 yıl Cevaplayan Üyeler 4 Konu Sahibinin Yazdıkları 3 Ortalama Mesaj Aralığı 3 saat 9 dakika Son 1 Saatteki Mesajlar 2 Haberdar Edildiklerim Alıntılar 1 Konuya En Çok Yazanlar milesari 3 mesaj Lawyer066 2 mesaj domatesadam 1 mesaj sertosman 1 mesaj Konuya Yazanların Platform Dağılımı Masaüstü 4 mesaj Mobil 1 mesaj Uygulama 2 mesaj Konuya Özel Boşanma davası açıldıktan sonra sadakat yükümlülüğü kalkar mı ? Basit bir dille, boşanma sürecindeyken başka biriyle ilişki yaşamak sorun teşkil eder mi ? Bu konuyla ilgili çok araştırma yaptım ama her yerde farklı yazıyor. Bilgisi olan var mı ? Şimdiden teşekkürler... Sorun teşkil eder zina sayılır. Hocam yargıtay ın çok net kararları var. Boşanma davası devam ederken başka biri ile sözlenme nişanlanma birlikte yaşama sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder. Çünkü boşanma mahkeme ilamının kesinleşmesi ile gerçekleşir. Dolayısıyla dava konusu olsa da devam eden evlilik söz konusudur. Benim tavsiyem siz yapıyorsanız gizli yapın. Karşı taraf yapıyorsa delil toplayın. Lehinize giden davayı tersine çevirebilir. Aleyhinize giden davanın neticelerini ağırlaştırabilir. Eğer karşı taraf ağır kusurlu ise ve bu durum mahkemece biliniyorsa örneğin; aldatma hayata kast, çocuklara zarar verme, gibi.. çok bir sorun olmaz dikkatli olmanızı öneririm. Bu konuyu çok sevdiğim bir abim adına açtım. Mahkemesi senedir sürüyor, neredeyse 2 sene olacak. Hayatını yaşamak ve biriyle ilişki kurması en doğal hakkı. Zina sayılması, ilişki yaşayamaması saçma değil mi ? Cidden yok mu böyle bir yasa ? Not Eşi aldattı. Yalan dolanla mahkemeyi 2 senedir uzatıyorlar. Hakim de bayan ve aşırı feminist. Adam bir dünya delil sunmuş, suçluymuş gibi sürekli ona yükleniyor + toplu bir aile fotoğrafında yanında uzaktan akrabası olan bir kadın durduğu için geriye dönük nafakayı yapıştırdı. Adam intihar etse hesabını kim verecek merak ediyorum. Haklısınız özellikle boşanma davalarında kadını aşırı koruyorlar. Bizim hukukumuzda boşanma sebebe dayanmak zorunda ve hâkimin kararı gerekiyor. Yani ben artık seni istemiyorum desen de karşı taraf seviyorum dediği zaman boşanma gerçekleşmiyor. Yakininiz olan kişinin avukatı yok mu ? Aldatma boşanmada en büyük kusurlardan birisidir bunu yaklaşık olarak ispatlasa bile nafaka sorumluluğu olmaz. boşanma kararı kesinleşene kadar gözlerden uzak, gizli şekilde yaşayacak özel hayatını Avukat var da pek iyi değil. Yaklaşık olarak ispatladılar, hatta iki çocuğu da şahitlik yaptı ama karşı taraf onun da aldattığını iddia etti. Sahte resimler ve bahsettiğim toplu fotoğraf yüzünden bu ay olan mahkemede geriye dönük nafaka verdi. Eşi de tam şeytan. Ağlayarak bir yalanlar sıkıyor, 40 yıl düşünsem aklıma gelmez. Bu arada sahte resimleri de kanıtladık, orijinallerini verdik ama hakim utanmasa tebrik edecekti. Mahkemeyi kandırmaya çalışıyorlar, kötü niyetle sahte fotoğraflar hazırlıyorlar, ne hikmetse feminist hakimimiz hiçbir şey demeden resmi kenara koyup devam ediyor. O toplu fotoğraf yüzünden adamı yerin dibine soktu. Hatta komik bir şey anlatayım. Elin kadının omzunda ne arıyor diye adama bağırıyor ama öyle bir şey yok. Fotoğrafa tekrar bakınca pardon görmemişim diyor. Resmen saldırmaya yer arıyor. Karşı taraftan çok hakim ile uğraşıyoruz. Avukat da çok dil döktü böyle saçmalık olmaz diye. Ben seni boşayana kadar yanında kadın olmayacak dedi. Kadına şimdiye kadar bir kere bile sesini yükseltmemiş veya azarlamamış. Adama her fırsatta yapıştırıyor. Kafayı yememek mümkün değil. Artı iki çocuk da üniversite okuyor, bir dünya masrafları var. Geliri ucu ucuna yetiyor. Hakim nasıl nafaka verebiliyor anlamış değilim. Nafakaya itiraz ettiler, cevap bekliyorlar.Durum böyle... Sayfaya Git Sayfa Boşanma davalarında velayet ve nafakadan sonra en çok malların paylaşılması hususu gündeme gelmektedir. Yıllarca birlikte kazanılan malların boşanma sonrasındaki durumu mal paylaşımı davası ile belirlenmektedir. Bu sebeple bu davanın ne zaman açılabileceği konusu da önem arz paylaşımı konusu velayet, nafaka tazminat gibi boşanmanın feri unsurları arasında sayılmamakla beraber boşanmanın önemli sonuçlarından biridir. Mal paylaşımı davasında karar verilmesinin ön koşulu dava şartı mal rejiminin sona ermesidir. Mal rejiminin sona ermesinin esas sebebi ise boşanmanın davasının kabul edilmesi şartıyla, boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejiminin sona ermiş sayılmaktadır. Bu sebeple aynı dilekçe ile hem boşanma hem de mal paylaşımı davası açılabilmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bir boşanmanın varlığı söz konusu olduğu için, boşanmanın gerçekleşmesi mal paylaşımı konusu için bekletici mesele olacaktır. Yani mal paylaşımı konusunda karar vermek için öncelikle boşanma davasının kabul edilmesi beklenecektir. Yargıtay 2 Hukuk Dairesi tarihli 2005/1920 E. 2005/3866 K. sayılı kararında“Medeni Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. MK. md. 214/2 Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Demek suretiyle bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere her iki dava birlikte açılabilir ancak hakim iki dosyayı ayırıp yeni bir esas vermek suretiyle boşanma davasını mal paylaşımı davası için bekletici mesele ilamının tam hali aşağıda verilmiştir HUKUK DAİRESİE. 2005/1920K. 2005/3866T. BOŞANMA DAVASI Katkının İstenebilmesi için Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesinin Zorunlu Olması Nedeniyle Değer Artış Payına Yönelik Davanın Tefrik Edilip Boşanma Davasının Sonucunun Beklenilmesi • EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ Katkının İstenebilmesi için Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesinin Zorunlu Olması • MAL PAYLAŞIMI Eşlerden Birinin Diğerine Ait Bir Malın Edinilmesine İyileştirilmesine veya Korunmasına Katkıda Bulunması Halinde Tasfiye Sırasında Bu Malda Ortaya Çıkan Değer Artış Payını Katkısı Oranında İsteyebilmesi • BEKLETİCİ MESELE Mahkemece Değer Artış Payına Yönelik Dava Tefrik Edilip Boşanma Davasının Sonucu Beklenip Bunun Sonucuna Göre Karar Vermesinin Gerekmesi 4721/ Medeni Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. MK. md. 214/2 Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın kabul edilen boşanma davası, manevi tazminat, kişisel ilişki ve değer artış payı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldüKARAR 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadının usulüne uygun açılmış bir boşanma davası bulunmamasına ve kocanın bu yönü temyiz etmemiş olmasına göre davalının kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları Koca bu dava ile birleşen Küçükçekmece Aile Mahkemesinin 2003/3555 esas sayılı davasında eşi adına tescil edilen Halkalıdaki daireye 1/2 oranda alınan büroya ise beşbin dolar katkı yaptığını belirterek bu katkının karşılığı liranın tahsiline karar verilmesini Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. MK. md. 214/2 Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya Temyiz edilen hükmün ikinci bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, gününde oybirliğiyle karar KAZANCI ELEKTRONİK VE BASILI YAYIMCILIK 2 Hukuk Dairesi E. 2005/1920 K. 2005/3866 T.

boşanma davası devam ederken nişanlanma