0Ykj. Düğün ve mezuniyet sezonu başladı. Ayakkabı, kıyafet, saç gibi o gecenin olmazsa olmazlarından biri olan profesyonel makyaj ile bambaşka biri olmak ve mükemmel görünmek mümkün. Kendinizi profesyonel ellere bırakırken makyaj malzemelerinin saklanma koşullarını, son kullanma tarihlerini ve hangi koşullarda kullanıldığını hiç merak ettiniz mi? Central Hospital’dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Hicran Ercan kozmetik ürünlerin kişisel olması gerektiğini söylüyor ve uyarıyor “Son kullanma tarihi geçmiş makyaj malzemeleri cilde ciddi zararlar kullanılmayan kozmetik ürünler bakteri yayıyorÖzel günlerin vazgeçilmezi olan profesyonel makyaj ürünlerinin kullanımında çok dikkatli olunması gerektiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Kozmetik ürünler gibi kişisel bakım ürünleri bireysel kullanılmalıdır. Kozmetik ürünler kullanılmaya başlandığı günden itibaren, bakteri toplar ve ömrü kısalır. Yapılacak en iyi şey ürünü özenli bir şekilde saklamaktır. Kuru ve serin bir ortamda saklamak kozmetik ürünlerin kısa sürede bozulmasını araştırmalara göre satın alınan makyaj ürünleri az miktarda da olsa bakteriye sahiptir. Kozmetik ürünlerin paketi açıldığı andan itibaren havadan gelen bakteriler hızla içine girer. Özellikle bu ürünlerin kirli ellerle kullanılması sonucu karışan bakteriler kozmetik ürünlerin ömrünü kısaltır. Bu ürünler kullanılmadan önce eller mutlaka sabunla iyice yıkanmalıdır. Ürünün uygulanacağı bölge temizlenmeli ve kozmetik malzeme için kullanılan fırça, sünger, aplikatör gibi araçların temizliğinden emin olunmalıdır. Pamuk gibi malzemeler mutlaka tek kullanımlık olmalı. Ciltte yara, enfeksiyon vb durumlar varsa kozmetik ürünlerinin kullanılması enfeksiyon riskini arttırır . Makyaj uygulaması ile bölgedeki enfeksiyonlar, mikroplar vücudun diğer alanlarına da kullanma tarihi geçen ürünler, ciltte kızarıklıklara ve enfeksiyona yol açarTüketilen her ürün, mutlaka bir son kullanma tarihine sahiptir, hiç bir ürün ömürlük değildir. Bazı kozmetik ürünlerde ise son kullanma tarihi belirtilmemiştir. Bu nedenle halk arasında kozmetik ürünlerinin de ömrünün olabileceği bilinmiyor. Kozmetik ürünler iyi bir şekilde muhafaza edilmezse belirtilen tarihten çok daha önce bozulabilir. Son kullanma tarihleri yazmayan kozmetik ürünlerin, dokusunda ya da kokusunda herhangi bir değişiklik gözlemleniyorsa, bu ürünler mutlaka çöpe atılmalıdır. Bazı ürünler ise, daha sıvı ya da daha koyu bir yapıya dönüşür. Üzerinde lekeler, değişiklikler, gözenekler oluştuysa, ciddi derecede rengi değiştiyse, normalinden farklı bir kokuya sahip olduysa kesinlikle kullanılmaması uğruna her gün birçok makyaj malzemesi kullanan kadınların en temel makyaj malzemeleri olan fondöten, maskara, dudak parlatıcısı ve sıvı makyaj malzemeleridir. Bu malzemelerin kullanım süreleri genellikle, açıldıkları tarihten itibaren 6 ile 12 ay arasıdır. Tarihi geçmiş yada uygun koşullarda saklanmayan ürünleri kullanan kişilerin ciltleri enfeksiyon kapabilir, kızarıklıklar ya da diğer cilt bağlantılı rahatsızlıklar görülebilir. Bu ürünlerin kullanımı ayrıca rahatsızlık verici kırmızı lekelere de neden kadınların değil, erkeklerin de vazgeçilmezi olan parfümler alındığı günkü kokusuyla kullanılmak isteniyorsa kutusu açıldıktan sonra en geç 2 yıl içinde tüketilmelidir. Raf arkalarında uzun yıllar kalmış, yıllar geçtiği halde bitmemiş parfümler bir gün kullanılırken artık eskisi gibi kokmadığı fark edilebilir. Bu belirti parfümün bozuk olduğunun en önemli göstergesidir. Güneş ışığı ve hava parfümün en büyük düşmanlarıdır. Bu nedenle parfümler kutusunda ve güneş ışığı olmayan yerlerde muhafaza kum, deniz üçlüsü için gün sayılır ve her yaz tatile gidilir. Bir önceki tatilden kalma güneş kremleri de valizlerde yerine alır. Birçok güneş kreminin üzerinde son kullanma tarihi yazmayabilir ama bu durum güneş kremlerinin sonsuza kadar kullanılacağı anlamına gelmez. Koruyucu kremler en fazla bir yıl içinde tüketilmelidir. Yani güneş kremleri her yaz yıl önce Avrupa Birliği kriterlerinin önerisine göre kozmetik ürünlerine de son kullanma tarihi basılması zorunluluğu getirildi. Kozmetik ürünlerinin dışında ağzı açık kavanoz sembolü yer almaktadır. Bu sembol ürün açıldıktan sonraki dönemi temsil ederken, sembolde bulunan sayı ise ürünün açıldıktan sonra kaç ay kullanılabileceğini gösterir. Mesela, sembol içindeki 6M ifadesi varsa bu ürün açıldıktan sonra 6 ay içinde tüketilmeli anlamını taşır. Kozmetik ürünlerin son kullanma tarihleri ise genellikle şöyledirMascara 3-6 ay, Allık 12-18 ay, Ruj 18 ay, Güneş Kremi 12 ay, Fondöten 6 ay,Far 12 ay, Eyeliner 3-6 ay, Göz Kalemi 24 ay, Şampuan 24 ay, Duş Jeli 24 ayCilt bakım ürünleri de bozulur Her kadın güzel olmak için birbirinden farklı ve değişik işlevlerde birçok cilt bakım ürünü edinir. Biri bitmeden başka bir ürün alan kadınlar, eski ürünleri bir gün kullanacağı gerekçesiyle saklar. Cilt bakımı ürünlerinin bozuk olduğunu anlamak diğer kozmetik ürünlerine göre daha kolaydır. Çünkü kremlerin renklerinde ve dokularında bir takım değişiklik meydana gelir. Kremlerin içeriğindeki koruyucu maddeler birbirinden farklıdır. Buna bağlı olarak bu ürünlerin son kullanma süreleri de farklılık gösterir. Bu nedenle cilt bakım ürünlerinde ortalama kullanım süresi vermek yanlıştır. Bazı cilt bakım ürünleri birkaç ay saklanabilirken, bazıları ise 6 aydan 12 aya kadar kullanılabilir. Cilt bakım ürünlerini alırken cildin yapısına ve ihtiyacına uygun olanlar seçilmeli. Kap şeklindeki ürünler her kullanımda elle temas edeceğinden içerdiği bakteri oranı tüp formatındakilere kıyasla daha yüksektir, bu yüzden de tüp şeklinde kremler tercih içeren ürünler kansere yol açıyorKozmetik ürünlerin ömrünü uzatmak ve içinde bakteri üremesini engellemek için paraben vb kimyasallar kullanılır. Ancak günümüzde meme kanseri olan kadınlar üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda alınan tümör örnekleri içinde bol miktarda paraben maddesi olduğu ortaya çıkmıştır. Vücutta hormanal etkileri artıran kimyasal maddelerin kullanılması özellikle östrojen hormonuyla artan meme kanserinin yaygınlaşmasına sebep olur. Meme dokusundaki yoğun yağ oranı vücuttaki toksik maddelerin burada yoğunlaşmasına ve meme kanserinin en yaygın kanser çeşidi olmasına neden olur. Raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılan maddeler ciltte egzama tipi tahriş ve alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Son günlerde yasa gereği müşteriyi bilgilendirmek için kozmetik ürünlerde kullanılan hammaddelerin, etiket üzerine yazılması zorunludur. Tüketiciler için önemli olan bu bilgi sayesinde, tüketiciler tanımadığı içeriği sahip olan ürünleri almamaya karar verebilir. Kozmetik ürünlerde kullanılan parabenler methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben gibi isim aldıkları için tüketici tarafından kolaylıkla tanınabilir.
Saç dökülmesi problemi yaşayan insanların çözüm olarak ilk başvurduğu yöntem şampuanlar olmaktadır. Peki şampuanlar saç dökülmesini önleyecek kadar etkili mi? ezber bozacak bilgiler için sayfayı incelemeye devam etmelisiniz. Tüm insanların ortak sorunu Alopecia yada Türkçe tabiri ile saç dökülmesi özellikle ergenlik dönemi sonrası 16 yaş ve üzeri en sık görülen saç sorunu olup, kelimenin manası aynı olması insanların hata yapmasına neden oluyor. Örnek ben şunu yaptım, şu ürünü kullandım iyi geldi, şeklinde yorumlar maalesef hataya sebebiyet vermektedir. Çünkü sorun aynı olmasına karşın kendi içerisinde dökülmenin grupları bulunmaktadır. Örnek ailesel, kansızlık, guatr hastalığı, kullanılan ilaçlar, bağışıklık sisteminin bozulmasına bağlı dökülmeler şeklinde ayrılmaktadır. Bu ayrımın amacı tedavisinin farklı olmasıdır. Yani burada ortaya çıkan sonuç öncelikle dökülmenin tipi ve nedenini bilmek ve yaşadığımız soruna uygun tedavi gerekmektedir. Yoksa bilinçsiz yapılan uygulamalar ile daha fazla saç kaybı yanı sıra umutsuzluk ve strese neden olacaktır. Saç Dökülmesi Tedavi Edilmesi Gereken Bir Hastalıktır Bu siteye giriş amacınız yaşadığınız sorunu önlemesi için şampuan markası öğrenmekti fakat aradığınız bilgi haricinde her şeyi gördünüz. Üzgünüm ama bilimsel olması gerekiyorsa bu şekilde olmak zorundayız. Çünkü saç dökülmesi estetik bir sorun değil, tedavisi mümkün, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bir çoğu ise yaşadığınız sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilmektedir. Örnek kadınlarda Alopecia %40-%50 gibi önemli bir nedeni demir eksikliğine bağlı kansızlık sonucu ortaya çıkmaktadır. Yani sizin vücudunuzda demir eksikliği sonucu ortaya çıkan anemi bulunmaktadır. Bu sorunun belirtilerinden biride dökülmedir. Şimdi bu soruna şampuan kullansanız ne işe yarar, saç kremi kullansanız ne işe yarar? size soruyorum arkadaşlar kullandığınız ürün dökülmeyi önleyebilir mi? Saç Dökülmesi Tipinizi Öğrenmeniz Gerekir Evet arkadaşlar yaşadığınız dökülmeyi gerçekten engelleyebilmek için neden döküldüğü yada bir başka deyişle dökülme tipini öğrenmek gerekir. Bunun için doktorlar yanı sıra eczanelerde ücretsiz hizmet veren analiz uzmanları bulunmaktadır. Hastanelerin Cildiye Dermatoloji Bölümüne Gidebilir Dökülme tipinin tespiti için yaşadığınız yerde Cildiye bölümü olan bir hastane, klinik yada dermatoloğa gidebilirsiniz. Çoğu zaman 5 dakika gibi kısa sürede yapılan bu tespit bazen kan değerlerinin ölçülmesi gibi testler gerekir. Gittiğiniz uzman gerek görmesi halinde hematoloji bölümüne yönlendirebilir. Ücretsiz Saç Analizi Hizmetinden Yararlanabilirsiniz Alopecia problemi için doktor yanı sıra büyük il ve ilçelerde ücretsiz saç analizi uygulaması yapan eczanelerden yapabilirsiniz. Bu alanda öne çıkan markalardan biri Hair Pharma olup, İstanbul dahil olmak üzere bir çok ilde anlaşmalı eczanelerde ücretsiz saç analizi yapmaktadır. 444 37 22 Numaralı telefonu arayarak analiz yapılan eczaneleri öğrenebilirsiniz. Teknolojik görüntüleme yöntemi ile yapılan testlerde sorun anlaşılmaktadır. En Sık Görülen Saç Dökülmesi Nedenlerini İnceleyin Bazen kısa bir araştırma ile yaşadığınız sorunu kendiniz bile kolayca teşhis edebilirsiniz. Çünkü erkeklerde görülen dökülmenin %95 gibi büyük bir bölümü genetik dökülme sonucu görülmektedir. Geri kalan %5 ise Alopecia Areata Saçkıran yada DUPA dediğimiz sebebi bilinmeyen sorunlar olarak görülmektedir. Erkek tipi dökülme olarak da bilinen ve aynı zamanda kadınlarda da görülen bu sorun genelde tepe yada alın bölgesinde dökülme başlar. Bazen hem tepe hemde alın bölgesinde açılma görülür. Saç dökülmesi nedenlerine dair hazırladığımız sayfadan ihtiyaç duyacağınız tüm detaylara ulaşabilirsiniz. Şampuan Saç Dökülmesini Önler mi? Bu soruya verilecek iki cevap vardır. %99 Önlemez %1 önler diyebilirim. Çünkü saç dökülmesi kıl kökü yanı sıra kafa derisi cilt seviyesinden kırılarak dökülmektedir. Kökten dökülmelere şampuan markası ne olursa olsun etkisi olmazken kırılarak dökülmelerde medikal şampuanlar faydalı olmaktadır. Şampuan Sadece Kırılarak Dökülmelerde Etkili Olur Yukarıda da belirtildiği gibi dökülme kökten ve kafa derisi yani cilt seviyesinden saçın kırılması sonucu oluşur. Tabii ki bu aslında dökülme değilde kırılma denmektedir. Kırılan o kılın yerine bir süre sonra yenisi gelecektir. Çünkü saç kökünde herhangi bir hasar oluşmadığı için uzamaya devam edecektir. Kırılarak dökülmelerin önüne geçmek için medikal şampuanlar kullanmalısınız. Biotin İçeren Şampuanlar Kullanın Aslına bakarsanız sadece temizleyici olarak görülen şampuan normal ve medikal ürünler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Medikal ürünlerin içerisine bir çok bilimsel madde eklenebilmektedir. Onlardan biride saç ve tırnak sağlığı için önemli vitaminlerden biri olan B7 Vitamini yada diğer adıyla Biotin olmaktadır. Saç kalitesini ve uzama hızını artıran özelliği ile şampuan dışında tablet, kapsül, sprey ve hatta çocuklar için şurup formu bile bulunmaktadır. Botin ile ilgili daha fazla detaya aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sawpoo Şampuan Denemeniz Gereken Ürünlerden Biri Saçınız sağlıksız, donuk, mat ve kuru bir yapısı varsa mutlaka Sawpoo Şampuan kullanmalısınız. İçeriğindeki Biotin ve Saw Palmetto ile gerçek anlamda bakım sağlayacaktır. Badem Yağı, Argan Yağı İçeren Ürünler Kullanın Saçlarda sık görülen kalite kaybı ve kırılarak dökülmelerin önüne geçmek için saça faydalı yağlardan yararlanabilirsiniz. Onların başında badem yağı gelmekte olup, aynı şekilde son yıllarda kullanımı hızla artan argan yağı ve zeytinyağı gibi E vitamini yönünden zengin olan yağları güvenle kullanabilirsiniz. Saçlarınızı yumuşatarak, kaybettiği nemi geri kazandıracaktır. Saç Kurutma Makinesi Kullanmamaya Özen Gösterin En sık görülen hatalardan biride bilinçsiz fön uygulamaları olup, saçların yanmasına ve nemini kaybetmesine neden olan saç kurutma makineleri ve düzleştiriciler mümkün oldukça kullanmamalısınız. Banyo ve duş sonrası sıcak ile kurutmak yerine yumuşak bir havlu ile ıslaklığını alarak kendi kendine kurumasını beklemelisiniz. Saçlarınızın Parlak Görünmesi İçin Limon Kullanın Sadece şekil vermekle kalmıyor aynı zamanda onların parlak bir görünüm elde etmesini istiyoruz. Bu ihtiyacımızı kimyasal ürünlerle karşılamak yerine bitkisel bir ürün olan limon ile sağlayabilirsiniz. Avucunuza bir kaç damla limon sıkarak saçlarınıza sürebilirsiniz. Kıllara zarar vermeden hayal ettiğiniz parlaklığa dökülmesi problemi yaşayanlar için bilimsel araştırmalar ışığında PUBMED vb. kaynaklar incelenerek bilgilendirme yapıyorum. Yaşadığınız sorunun teşhis ve tedavisi için mutlaka bir dermatoloji cildiye uzmanına muayene olmalısınız.
1 Merhaba arkadaşlar güzel günler dilerim hepinize. Benim saçlarım çok dökülüyor. Günde 500 üzeri neredeyse saçım dökülüyor özellikle tarakla tarayınca tarak doluyor resmen. Geçen bir moderatör arkadaşın yorumunu görmüştüm "bayan şampuanları en güzeli onu tavsiye ederim" gibi bir cümle kullanmıştı. Ben de 5-6 yıldır şampuan kullanmıyorum. Zeytinyağlı sabun diye tabir edilen garlı sabunlar olur ya işte ondan kullanıyorum. Genelde Nizip ilçesinde Uygur Garlı Sabununu alıyorduk onu kullanıyordum. Açıkçası saçlarımı yağlardan arındırıyor ama çok kuru yapıyordu saçlarımı ve 2 gün sonra yine yağlanıyordu saçlarım yine yıkamak zorunda kalıyordum. Bende artık sıkıldım güzel kokulu ve sağlıklı bir şampuan kullanmak istiyorum. Saçlarım çok hassaslaştı ve inceldi. Normalde saçlarım çok kalın ve gür idi. Hatta içine fıstık felan atsanız kaybolurdu sonra işte yanlış fönden dolayı saçlarımın döküldüğünü gördüm 7 8 yıl önce ve bir daha saç kurutma makinesi bile kullanmadım. Sizden ricam bana saç dökmeyen ve saçı besleyen bir şampuan önerir misiniz? Aşırı pahalı olmasın ama çok ucuz da olmasın. Litresine 1000ml 40-50 hatta gerçekten iyiyse 75 TL bile verebilirim saçlarımın sağlığı için. Veya bana saç sağlığı için neler önerirsiniz? Neler yapmam gerekli? Şuan sadece yanlardan biraz gitti oda çok değil ve saçımın çok hafif seyrekleştiği ve inceldiği belli oluyor malesef. Yaş 25 Genetik olarak diyebilirsiniz ama babamın saçı 60'ında ve hala gür saçları var. 1 amcam var onunda saçları babamınki gibi ama diğer amcam kel. Dayılarımın 1 tanesi kel diğer 2'sinin saçları var. Abim kel oldu benden daha genç yaşta. Yani genetik olarak genelde saçlıyız kel değiliz. NOTLAR 1- Özellikle market şampuanlarında SLS kullanılıyor sodium lauryl sulphate, ciddi derecede yüzey aşındırıcı bir madde, dermotologlar "içinde sls bulunan hiçbir ürünü kullanmayın" der, hatta bildiğim kadarıyla mutfaklarda "yağ-çöz"lerde falan bu madde kullanılıyor, tahrişten dolayı saçları döktüğü iddia ediliyor, alırken içeriğine dikkat edersiniz. Alıntı Son düzenleme 25 Temmuz 2018 2 Sana buradan ne önersek boş. Her saç farklıdır şampuanı deneyip göreceksin ya da doktora gidip durumu anlatacaksın o önerecek. 5 Dökülme genetikse yapacak bir işlem yok. Ne kullanırsan kullan dökülüyor. Dökülme mevsim geçişlerinde artar bu normal olarak karşılanır ama önemli olan dökülenin yerine yenisi çıkıyor mu ? Önemli olan bu çıkmıyorsa geçmiş olsun kel kalacaksınız. Şunu söylemek yararlı olur. Gidip saçınızı kazıtma felan yaptırmayın bir işe yaramaz. İlk başta kalın güzel saç çıkıyor gibi hissedersiniz ama iş öyle değil. Aynı saç yine çıkar fark olmaz. Şöyle düşünün sakalınızı kestiğinizde bir gün sonra nasıl sert ve gür çıkıyor ama bir iki hafta sonra eskisi gibi oluyorsa saçta aynı şekildir. Ayrıca benim bir tanıdığımın saçları biraz dökülüyordu gitti ustura ile kazıttı ondan sonra bir daha saç çıkmadı. 6 Sana buradan ne önersek boş. Her saç farklıdır şampuanı deneyip göreceksin ya da doktora gidip durumu anlatacaksın o önerecek. Arkadaş doğru demiş. Boş yere uğraşma, cildiyeye git. En iyi şampuanı bitkisel onlar verir. 7 Sanırım öncelikle bir doktora gidip kontrol etmek en doğrusu olacak. Hangi bölüm diye araştırdım "Dermatoloji" imiş ama bizim hastanelerde "Cildiye" diye geçiyor. Hocam bence direk doktora gidelim en sağlıklısı o GhostRunner Teşekkür ederim arkadaşlar hepinize. Doktora göründükten sonra sonuçlar hakkında buraya bir not düşerim. 9 Şuan yanları kısa bıraktığım için üst tarafa bakarak söylüyorum. Saçlarımın uzunluğu 9-12 cm civarı. 10 Hocam saç olayını öyle yorumlamayın bence. Kellik saçlılık olayı olmuyor bazen. Şöyle örnek vereyim yaşım 24,baba tarafının saç tipi bildiğimiz fırça gibi sımsıkı, anne tarafının saç tipi ise ince telli-seyrek. Baba tarafımın alnı açık yanlardan, anne tarafımın ise dümdüz, saçlı. Garip olan kısım ise benim saç tipim hem ince telli seyrek, hem alnım açık Zeytinyağlı sabunu önermem. Bi süre iyi geliyor yalan yok fakat sonradan saç çok garip bi hal alıyor, deyim yerindeyse kazık gibi oluyor kısa sürede. En azından ben böyle tecrübe ettim. Yves rocher ısırganlı şampuan deneyebilirsiniz, bi arkadaşım uzun süre kullandı faydasını görmüştü. Ben kullanmadım kişisel tecrübem yok. Sarımsağı ezip saç diplerinize güzelce akşam yatmadan önce yedirebilirsiniz, böyle geleneksel çözümlerin sonuç gösterdiği durumlar söz konusu. Eğer bunu düşünürseniz size yardımcı olmaya çalışırım bir ara ben de aynı durumdan şikayetçiydim. Kendi kullandığım tarife gelirsek, kendi saç tipinize uygun kaliteli bir şampuan edinerek bu noktada marka farketmez fakat siz yine de marka hakkında bilgi sahibi olarak edinin, ben bioblas kullanıyorum içerisine 10 tane bebek asprini veya normal aspirini güzelce ezip toz haline getirip katın. 1-2 dakika çalkalayıp bir kenara bırakın. Aspirin içine tamamen karışana kadar bekleyin. Bu kısım geceden sabaha halloluyor. Şayet bu sizin için bir seçenek değilse saçı besleyen bir çok yağ çeşidi mevcut. İnternetten hepsi hakkında detaylı bilgiye ulaşabilir, bu seçeneğe de yönlenebilirsiniz. Konu hakkında bildiğim bi kaynak yok fakat dilerseniz bulup buraya eklerim sizin için. Uzun vadede sonuç verebilir. Ama doktora muhakkak gidin,iyi bir doktor tavsiyesi işinize yarayabilir. Ben daha önce bunu denedim, kendisi bana çinko ve b12 yi bildiğiniz dayadı bir işime de yaramadı. O yüzden bildiğim tüm yöntemleri böyle uzun uzun yazdım, belki birimizin işine yarar diye.
Milyonların sorunu saç dökülmesi, kadın ve erkekleri tehdit ediyor. Psikolojiyi bozan, deyim yerindeyse saç baş yolduran bu sağlık sorunu, erken zamanda alınacak tedbirler ile önlenebiliyor. Türkiye Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Metin Oğuz, kozmetik ürünlerin fazla kullanılmasının saç dökülmesine neden olduğunu belirtiyor. Şu bilgileri TAKVİM okuyucuları için paylaşıyor... Saç dışardan temizleniyor, içeriden besleniyor. Bunun için herkesin saç tipine göre yani yağlı saç, kuru saç, ince ya da kalın telli saç tipine uygun şampuan seçmesi gerekiyor. Bilinenin aksine saçları her gün yıkamak, saç tellerine zarar vermiyor. Ancak çok şampuanlamak ve içeriğinde çok fazla kimyasal barındıran kozmetik ürünlerini kullanmak saçlı deriyi yıpratıyor. Uzun süre aynı şampuanı kullanmak da ürünün eskisi gibi etki etmemesine yol açabiliyor. KEPEK, EGZAMA... Bu durum kepek ve egzama sorunlarına yol açıyor. Bu nedenle herkesin zaman zaman şampuanını değiştirmesi gerekiyor. Kuaförlerde uygulanan boya, röfle, fön gibi işlemler de saçlara zarar veriyor. Saça fayda veren protein içerikli besinlerin tüketilmesi gerekiyor. Yine saça zeytinyağı, badem yağı gibi kaliteli yağlarla bakım yapılması gerekiyor. Saçlarda kepek, en sık rastlanan şikayetlerin başında geliyor. Genellikle yağlı saç derisinde görülen bu durum, deride meydana gelen pitriosporum ovale mantarının aşırı üreyip deride oleik asit üretmesi ve onun tahriş yapması sonucu oluşuyor. Kepek oluşumunun önlenmesi için saçın sık yıkanması ve yağlanmasının engellenmesi gerekiyor.
Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak hem saça hem de cilde ciddi zararlar verebiliyor. Ancak bu, soğuk havanın tamamiyle masum olduğu anlamına gelmiyor. Kara kışın kapıda olduğu şu günlerde, saç bakım rutininize birkaç ekleme yaparak buklelerinizi daha sağlıklı hızla yaklaşıyor. Soğuk ve karlı geçecek birkaç ay için hazırlık yapmanın zamanı geldi. Kışlık kıyafetler, buzluğa atılan kışlık yiyecekler, evlerin dış cephe yalıtımları… Elbette, soğuk günlere hazırlanma sürecinde yapılacaklar listesi uzun ve bu kadar şeyin arasında saç bakımını düşünmek önemsiz bir detay gibi görünebilir. Ancak, uzmanlar soğuk havanın kepekten kırık uçlara kadar pek çok olumsuz etkileri olabileceğini söylüyor. Ve iyi haber, önlem almak düşündüğünüz kadar zor olmayabilir…Makaleye Genel BakışSoğuk Hava Saçları Nasıl Etkiler?Soğuk Hava Saç Döker mi?Soğuk Havanın Zararlarından Saçlarımı Nasıl Koruyabilirim?Nemlendirici şampuan ve saç kremleriDoğal yağlarla nem desteğiSaç kırıklarının kesilmesiYaşam tarzı değişiklikleriSoğuk Hava Saçları Nasıl Etkiler?Kış ayları geldiğinde saçlarınızın daha kuru ve cansız olduğunu fark ettiniz mi? Sıcak hava, soğuk havadan daha fazla nem tutar. Bu, sıcaklıklar düştükçe havanın daha az nem tuttuğu anlamına gelir. Nemsiz havaya maruz kalan saç telleri kurumaya başlar. Sonuç olarak, kolayca elektriklenen, şekil almakta zorlanan, kırılan ve hatta kepeklenen saçlarla karşılaşırsınız. Dahası, saçlarınız kuruduğunda parlaklığını kaybederek donuk boyatmış olsanız bile, saç tellerinizin kuru olması nedeniyle istediğiniz parlak rengi tam anlamıyla elde edemezsiniz. Ek olarak, kış rüzgarlarının neden olduğu dolaşıklık ve şekil bozukluğunu da Hava Saç Döker mi?Soğuk havanın saça verdiği zararları, kuruluk, bölünmüş uçlar kırık, donuk renk, elektriklenme ve kepek olarak sıralayabiliriz. Peki ama saç dökülmesi de bu listeye dahil edilebilir mi?Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar, soğuk havanın saç dökülmesine neden olmadığını gösteriyor. Nisan 2009 tarihinde yapılan ”kadınlarda saç dökülmesinin mevsimselliği” başlıklı bir çalışmada, 823 kadın üzerinde 6 ay süren bir inceleme yapıldı. Zürih Üniversite Hastanesi’nde yürütülen söz konusu araştırmada, en az saç dökülmesinin kış aylarında olduğu görüldü. İlkbaharda daha fazla, yaz aylarında ise saç dökülmesinin zirve yaptığı bulgu raporlarına geçti. Kaynak Yani, soğuk havanın saç dostu olmadığı bilinse de saçları dökecek kadar zarar vermediği Havanın Zararlarından Saçlarımı Nasıl Koruyabilirim?Diğer mevsimlere nazaran kış aylarında en az saç dökülmesinin olması, soğuk havaya karşı saçlarınızı korumamanız gerektiği anlamına gelmez. Aslında, kışın saç bakımı yapmak düşündüğünüz kadar zor değildir ve fazla maliyeti yoktur. İşte, ev ortamınızda deneyebileceğiniz birkaç öneri…Nemlendirici şampuan ve saç kremleriSaçlarınız kurumaya ve kırık uçlara müsait yapıdaysa, uzun kollu giymeye başladığınız günlerde şampuan değişikliği yapmak isteyebilirsiniz. Nem desteği sağlayan şampuan ve saç kremleri, saç tellerinizi beslemekle kalmaz, kafa derinizin doğal olarak ürettiği yağları da koruyarak tamamiyle kurumasını engelleyebilir. En basit çözüm olarak, kış aylarında ”nem desteği” ibaresi olan şampuan ve saç kremlerini tercih etmenizi yağlarla nem desteğiSaçlarınız yaz aylarında bile kuruysa, kış geldiğinde yalnızca nemlendirici şampuan kullanmak yeterli bir çözüm olmayabilir. Bu durumda yapabileceğiniz en basit takviye doğal yağlardan yardım almaktır. Zeytinyağı, argan yağı, badem yağı, hindistan cevizi yağı, üzüm çekirdeği yağı ve jojoba yağı saçlarınızı nemlendirmek ve aynı zamanda parlaklık kazandırmak için kullanabileceğiniz yağlardan bazılarıdır. Haftada bir veya iki kez bu faydalı yağlardan herhangi birini saçlarınıza uygulayıp 20 ila 30 dakika bekletmeniz kırıklarının kesilmesiHangi saç ürününü kullanırsanız kullanın, saç uçlarınızda küçük bölünmelerle karşılaşmanız muhtemeldir. Yaz aylarında fazla dikkat çekmeyen kırık uçlar, kış kapıyı çaldığında daha belirgin hale gelebilir. Herhangi bir losyon veya maske kırıkları onaramaz. Yapılması gereken şey basit; çok kısalacağından endişe duyuyorsanız kuaförünüze köklü bir temizlik değil, yalnızca ”toz aldırmak” istediğinizi söyleyin. Kuaförünüz birazcık keserek kırıklardan kurtulmanızı sağlayacak. Böylelikle, gün sonunda saçınızın kesilmiş olduğunu kimse fark edemeyecek. Aslında, saçlarınızı uzatıyor olsanız bile 6 ila 8 haftada bir bu işlemi yaptırmanız tarzı değişiklikleriBelki her gün, belki de iki günde bir duş alıyorsunuz. Elbette bunda yanlış bir şey yok ancak her duşta saçlarınızı da yıkıyorsanız sorun burada başlayabilir. Saçlarınızı her yıkadığınızda, kafa derinizin ürettiği doğal yağ olan sebumu sıyırırsınız. Soğuk havalarda zaten kuruyan saçlarımızdaki yağları sıyırarak tamamiyle kuru bırakmak istemiyoruz! Bu nedenle, saçlarınızı haftada bir veya en fazla iki kere yıkayın. Gerçekten daha fazlasına ihtiyacınız yok!Farkında olmadan saçlara zarar verilen bir diğer alışkanlık, ısı içeren saç uygulamalarının bilinçsiz kullanımı. Artık kış olduğuna göre bunların saçınıza zarar vermeyeceğini düşünüyorsunuz değil mi? Yanlış! Hangi mevsimde olursanız olun, maşa, saç düzleştirici veya fön makineleri gibi aletler saçınıza zarar verir. Bunları olabildiğince olduğunca az ve düşük sıcaklık ayarında kullanın. Ayrıca, saçlarınızı yıkarken çok sıcak su yerine ılık su tercih olarak, soğuktan vücudunuzu koruduğunuz gibi saç tellerinizi de koruyun. Kışlık bere veya rüzgarlı bir günde bağlayacağınız bandana saçlarınızı soğuktan koruyabilir. Bu aslında, her kış yaşadığınız soğuk algınlığının da basit bir önlemi olabilir.
tarihi geçmiş şampuan saç döker mi