JHS58gb. Sağlık Ve Spor Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır? Bizler sağlıklı yaşayarak hayatımıza devam etmek zorundayız. Sağlığımızı korumak için doğru beslenmeli ve sporu hayatımıza dahil etmeliyiz. Spor yapmayı alışkanlığımız haline getirmeliyiz. Dengeli beslenmek nasıl önemli ise, spor yapmak da sağlığımızı koruma da önemli rolü vardır. Spor yapmak bir insanın sağlıklı kalmasını kolaylaştırır çükü; doku ve organ sistemlerinin işleyişini kolaylaştırır. Spor yapmak daha düzenli ve planlı olmanızı sağlayacağı gibi, vücudumuzun işleyişinin devamlılığında etkendir. Daha zinde ve enerjik olmanızı sağlayacaktır. Spor ve sağlık arasında kuvvetli bir ilişki vardır. Spor yapan insanlar daha doğal beslenir ve buda beraberinde daha sağlıklı bir hayatı beraberinde getirir. Günümüzde bir çok insanın kalp ve damar hastalıklarından dolayı öldüğünü biliyoruz. Aşırı yağlı gıdalar ve genetik sebeplerden kaynaklanıyor. Bütün bunlarla mücadele etmek için sporu hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor. Spor yapmak için mutlaka pahalı spor salonlarına gitmek gerekmiyor. Her gün düzenli yaptığımız yürüyüşler, koşular, bisiklete vücudumuzda etkiler yaratacaktır. Düzenli yapılan spor uyku düzenimizi de olumlu etkileyecektir, yorgun ve uykusuzluk problemlerimizi ortadan kaldıracaktır. Diğer bir faydası da, dış görünüşümüzde farklılık yaratacaktır, buda beraberinde özgüvenimizi yükseltecektir. Spor yapmak daha sosyal olmamızı sağlar, özelikle spor salonlarında yapıyorsak. Bu bizi psikolojik açıdan da olumlu yönden Kaliteli bir yaşam için, dengeli beslenmeyi ve sporu hayatımıza entegre etmekle zorundayız. Sporu alışkanlık haline getiremediğimiz sürece yaşayacağımız birçok hastalıkla baş etmek zorunda kalacağız. En azından kendimiz için çaba gösterebiliriz, geleceğimizi düşünerek özellikle yaşlandığımızda yapmış olduğumuz spor bize artı olarak geri dönecektir.
4. Sınıf Türkçe yazımızda Spor ve sağlık arasında nasıl bir ilişki vardır? ders konusu kısaca ele alacağız. Cevap Spor ve sağlık arasında dengeli bir ilişki vardır. Sağlık olan bir kişi sporda başarılı olur. Aynı şekilde spor yapan bir kişi sağlıklı bir şekilde hayatına devam eder. Spor ve sağlık arasında nasıl bir ilişki vardır? yazısı hakkında görüş ve önerilerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz. Değerli ziyaretçilerimiz yorumlarınız bizim için önemlidir. Ödevini Bulamadıysan ARA
Spora katılım yaşamın her döneminde önemlidir, özellikle çocuk, ergen, genç erişkinler için sağlığın pekiştirilmesi, hastalıklardan korunma ve zihinsel iyilik hali için kritik bir öneme sahiptir. Bireyler dış çevrenin yaratmış olduğu olumsuz etkileri azaltabilmek, iş ve sosyal yaşantı içerisindeki azalan mental enerjiyi geri kazanabilmek ve bunun yanı sıra kendini mutlu, iyi ve sağlıklı hissedebilmek amacıyla, boş zamanlarında spor ve sanat gibi birçok etkinlik içerisinde yer alabilmektedirler Başar, 2018. Fiziksel aktivitenin bu etkinlikler içinde önemli bir yeri vardır. Spor yapmak, sporcuların kendini denemesine, diğer spor yapanlarla kendini karşılaştırmasına olanak sağladığı ve sağlıklı bir yarışma ortamı sunduğu için bireylerde olumlu benlik saygısı ve zihinsel dayanıklılığın gelişmesine fayda sağlamaktadır. Düzenli spor yapmanın fiziksel olarak performansımızı geliştirdiği, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi hastalıkların oluşum riskini azalttığı, yaşa bağlı olan kemik bozulmalarını yavaşlattığı, kilo korumaya yardımcı olduğu, vücuttaki yağ oranını azalmasını ve kas oranının artmasını sağladığı ve obezite riskini azalttığı gibi bedenimize olan faydalarına hepimiz aşinayız. Spor yapmayı hayat rutinimize katmanın bedensel sağlığımız dışında ruh sağlığımız üzerinde de oldukça büyük bir etkisi var. Nörobiyolojik etkilerine baktığımızda düzenli aktivite beyinde bazı değişikliklere yol açarak bilişsel fonksiyonları etkiler ve bireyin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar. Beynimizi bir kas olarak düşünelim ve düzenli spor yaparak beynimizi geliştirebiliriz. Kanada Newfoundland Memorial Üniversitesi’nden Ploughman, “Egzersiz Beyin Gıdasıdır” başlıklı makalesinde, fiziksel aktivitenin bilişi nasıl olumlu yönde etkilediğini açıklayan üç baskın sinirbilim teorisini sunuyor Egzersiz yaparken, beynin rasyonel düşünme ve sosyal, fiziksel ve entelektüel performansla ilişkili alanlarında oksijen satürasyonu ve anjiyogenez kan damarı büyümesi meydana gelir. Egzersiz stres hormonlarını düşürür ve bilgi işlemeyi hızlandırdığı bilinen serotonin ve norepinefrin gibi nörotransmiterlerin sayısını artırır. Egzersiz, nörotrofinleri beyin kaynaklı nörotrofik faktör, insülin benzeri büyüme faktörü ve temel fibroblast büyüme faktörü yukarı doğru düzenler. Bunlar, gelişmekte olan beyindeki nöronların hayatta kalmasını ve farklılaşmasını, dendritik dallanmayı ve yetişkin beynindeki sinaptik mekanizmayı destekler. Egzersiz beyne giden kan akışını artırır. Kan, beynin yüksek uyanıklık ve zihinsel odaklanma için ihtiyaç duyduğu oksijeni ve glikozu sağlar. Araştırmalar sonucunda, düzenli spor yapan kişilerde, kısa süreli hafızada gelişme, daha hızlı tepki süresi sergileme ve daha yüksek düzeyde yaratıcılık gözlenmiştir Ploughman, 2008. Düzenli spor yapma beyindeki sinir hücrelerinin yenilenmesine yardımcı oluyor ve beyindeki hücrelerin yaşlanmasını geciktiriyor. Tek bir spor antrenmanı bile dopamin ve seratonin gibi nörotransmiterlerin düzeyinin anında yükselmesini sağlıyor. Vücudumuzda dopamin ve seratonin eksikliği kendini odaklanamama, düşük enerji, halsizlik, umutsuzluk ve suçluluk hissi, anksiyete, iştah değişiklikleri, unutkanlık, öfke hali şekillerinde gösterir. Bu eksiklikler hayat kalitenizin düşmesine yol açar. Psikososyal ve davranışsal etkilerine baktığımızda ise sporun bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi bireylerin psikososyal sağlığının korunmasında etkilidir. Sharma, Madaan ve Petty’nin 2018 ilgili araştırmasında, egzersizin; anksiyeteyi, depresyonu ve olumsuz duygu-durumu azalttığı, benlik saygısı ve bilişsel işlevi iyileştirdiği, zihinsel sağlık üzerinde pozitif etkilerinin olduğu ifade edilmiştir. Öte yandan egzersizin, düşük benlik saygısı ve sosyal geri çekilme gibi semptomları hafiflettiği de ortaya konulmuştur. Bununla beraber egzersizin şizofrenide önemli bir yardımcı tedavi olduğunun altı çizilmiştir, bunun sebebi ise şizofreni hastalarının antipsikotik tedavilerde kilo alma riski nedeniyle bilhassa obeziteye karşı savunmasız olmasıdır. İlgili çalışmada, aylık bir fiziksel kondisyon programına katılan şizofreni hastalarının, kilo kontrolünde iyileşmeler gösterdiği, zindelik seviyelerinin arttığı, enerji seviyelerinde yükselme gözlendiği ve el kavrama gücü seviyelerinin yükseldiği bildirilmiştir. Malchow ve diğerlerinin 2013 ilgili çalışmasında, düzenli olarak fiziksel aktivite yapan bireylerin, daha düşük depresyon ve anksiyete semptomları ile karakterize edildiği, aksine çok az fiziksel aktivite veya fiziksel aktiviteye hiç katılım göstermeyen bireylerde ise depresif semptomların daha yüksek olduğu ifade edilmiştir. Özellikle ergen yaş grubunda herhangi bir sosyal aktivitede yer almamanın veya katılınan sosyal aktivitenin belli bir program, denetim ve amaç çerçevesinde olmamasının akademik başarısızlık, antisosyal tavırlar, intihar ve yasa dışı madde kötüye kullanımı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir Gilman etc., 2004. Spor yapmanın dünyadaki her insanın maruz kaldığı stres faktörünün azalmasında da oldukça faydası var. Düzenli egzersiz sırasında kişiye mutluluk hissi veren endorfin hormonunun salgılanması artar ve bu hormon stresin neden olduğu yıpratıcı etkileri azaltmaya yardımcı olur. Böylece kişi stresle karşılaştığında, verdiği ani tepkiler azalır. Düzenli spor yapmak aynı zamanda gün içinde sıklıkla yaşadığımız öfke duygusundan daha az etkilenmemizi ve kontrol altına almamızı sağlar. Egzersiz yapmak kaslarınızın gevşemesine ve duygu durumunuzun yatışmasına, öfkeden kaynaklı olarak içinizde oluşan enerjinin bastırılmayıp dışa atılmasına, olayları daha sakin değerlendirmenize olanak sağlar. Bunlara ek olarak düzenli spor yapmak uyku kalitesine olan olumlu etkisi üzerine yapılmış birçok araştırma mevcut. Yapılan çalışmalarda, düşük fiziksel aktivite seviyeleri ile uykusuzluk prevalansı arasındaki bir ilişki olduğu bildirilmiştir Kelley, 2017. Düzenli spor yapmanın anksiyete azaltıcı ve antidepresan etkisi, uykusuzluğun etiyolojisi ve devamında görülebilecek psikolojik eştanıların hafifletilmesinde önemli bir rol almaktadır Bernard etc., 2019. Düzenli olarak egzersiz yapan insanlar daha az uykusuzluk sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır çünkü egzersiz, uyku döngüleri ve evreleri arasında daha yumuşak ve daha düzenli geçiş sağlayarak uyku kalitesini arttırmaktadır. Özetle, düzenli spor yapmanın bireylerin depresyon, anksiyete, stres bozukluğu, öfke bozukluğu, alzheimer gibi psikolojik rahatsızlıklara olan olumlu etkisinin yanı sıra bireyin mutluluk ve psikolojik iyi oluşunu arttırarak olumlu yönde etkilediği birçok çalışmayla desteklenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen bulguların, kişilerin psikolojik yönden sağlıklı hissetmelerine katkı sağlaması açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Hareketsiz bir yaşam sürdüren bireyleri psikolojik rahatsızlıklarından koruyabilmenin ve psikolojik açıdan iyi hissetmelerini sağlamanın en iyi yollarından biri düzenli egzersizi yaşamlarının her alanına yayarak bu alışkanlığı kazanabilmelerini sağlamaktır. Böylece bireyler daha kaliteli bir yaşam sürebilir, hayat amaçları doğrultusunda daha kararlı ilerleyebilir ve sosyal ilişkilerini çok daha etkili ve sağlıklı bir şekilde sürdürebilirler. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sağlık ve spor arasında nasıl bir ilişki vardır? Kısaca için birçok konuya birlikte dikkat etmek gerekiyor. Bunlar asrında sporun ayrı bir önemi vardır. Çünkü spor yaparak vücudumuzun direncini artırır, hastalıklara karşı daha güçlü olmasını sağlarız. Mesela kısa yürüyüşler yapmak, bisiklet sürmek, yüzmek, nefes egzersizleri, koşu yapmak gibi faaliyetler için spor yapmalıyız. Böylece bağışıklık sistemimiz mikroplarla ve bakterilerle daha etkin bir şekilde çalışır. Aynı zamanda koşarken terliyoruz değil mi? Bu ter vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına katkı sağlıyor. Vücut kendini yeniliyor. Dolayısıyla hareketsiz kalmamalıyız. Evin içinde, bahçede mutlaka az da olsa spor etkinlikleri yapmalıyız. Çünkü sağlığımızı korumakla spor arasında yakın bir ilişki vardır. Bunlar bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. O yüzden sporu önemsiz bir konuymuş gibi göremeyiz. Dışarı çıkamıyorsak bile evde de spor yapılabilir. Beden derslerinde gördüğümüz bazı egzersiz hareketler var. Bunları evde uygulayarak spordan uzak açıklamak gerekirse spor yapan bir kişinin ciğerleri açılır. O kişi daha iyi nefes alır. kendini zinde ve enerjik hisseder. Örneğin dalgıçlar, futbolcular veya sporla ilgilenen birçok insan baktığımızda onların fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olduğunu görebiliriz. Bunun nedeni düzenli olarak spor yapmalarıdır. Buradan anlıyoruz ki sporun sağlığa ciddi anlamda katkısı var.
Bugün spor ve beslenme arasındaki direk ilişki hakkında birşeyler not düşmek geldi içimden. Malum, yaşadığımız günlerin en önemli sorunlarından biri; hareketsiz kalmış olmak ve doğru beslenmenin nasıl mümkün kılınacağını bilmemek… dostlar? Gerek Ülkemizde gerek tüm Dünyada insanlar, hayatın akışına kendilerini kaptırdıklarından ve oradan oraya koştururken spor yapmaya zamanları kalmadığından şikayet eder dururlardı. Maalesef son aylarda yaşam alanımızı kısıtlamasına sebep olan Covid-19 virüs salgınından önce de bu durum böyleydi. Halbuki gerekli- gereksiz birçok meşgalenin yanında direncimizi arttıran ve bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren egzersizlerin, yoga, pilates, fitness vb hareketleri hayatın bir parçası haline getirmek oldukça kolaydı aslında. Onca bahanenin yanında peki neden bu kadar önem vermeliyiz bu konuya diye soranlarınız olacaktır elbet… Şöyle açıklayayım. Dünyanın dinamikleri hızla değişiyor ve biz bu hızlı dönüşümün içinde hayatta kalabilmek, çalışma hayatımızı sürdürebilmek ve başarılı olabilmek için bedenimize dikkat etmek durumundayız. Zamanı kullanmanın önemi bu kadar ortadayken, en ufak bir hastalıkta verimsiz çalışmaya yol açan her türlü etkenden uzak durmak veya bir etkeni olası kılmamak gerekiyor. Başarılı, mutlu, yaptığı işe odaklanmış bireyler olmak; beslenme- spor- vücudun ihtiyaçlarını tam ve eksiksiz giderme üçlüsünü sağlayarak mümkün olabiliyor. Peki bunca detaya rağmen neden hala hareket etmeyi sevmediğimizi bilen var mı? Bence bizler beslenmenin ve sporun tam olarak neleri kapsadığını tam olarak anlamadığımız için de her iki kavrama gereken önemi vermiyoruz. Hadi gelin önce beslenmenin ne demek olduğunu bir kez daha gözden geçirelim. Beslenme; yaşamımızı sürdürebilmek, büyümek, gelişmek, sağlığı koruyabilmek veya yeniden kazanabilmek, gün içinde gerekli hareket ve aktiviteleri yapabilmek için besinlerin yeterli gerekli enerji ve dengeli gereksinim kadar alınmasıdır. Besinler, 3 temel maddeden oluşur. Yağlar, karbonhidratlar ve proteinler bu 3 temel madde iken, bunların yanısıra mineral maddeler ve iz elementleri, vitaminler, aroma maddeleri ve sudan oluşan karışımlar da besin grubuna girmektedir. Dengeli beslenme Beslenmeyi en iyi koşullarda dengelemek adına da; uzun süre aç kalınmamalı, az az ve fakat sık sık yemek yenilmeli, fiziksel aktiviteler arttırılmalı, yağ tüketiminiz günlük enerji gereksinimiz %30′ unu geçmemeli, saf şeker, tuz, tuzlu gıda alımı azaltılmalı, posalı yiyecek alımı arttırılmalı, yenilen besinlerin temizliğine dikkat edilmeli, kalori alımı ve alkol alımı azaltılmalı, sigara içmekten vazgeçilmeli ve stresten uzak durmaya çalışılmalıdır. Kısaca kendi kendinizi eğiterek beslenme eğitimi yoluyla davranış değişikliğinin oluşturulabilmesi, hem bilgi düzeyinin geliştirilmesi, hem de beslenme ile ilgili tutum ve inanışların değiştirilmesi ile sağlanabilir. Vücuttaki toksinleri atmak, kan dolaşımını arttırmak sadece spor yaparak sağlanabilecek haller değildir elbet. Bunu da spor- beslenme dengesi ve bağı ile güçlendirmek mümkün… Spor ve beslenme Bu noktada farklı ihtiyaçlara farklı spor faaliyetleri ve beslenme teknikleri uygulamak gerektiği de aşikar. Şayet kilo vermek ve sıkılaşmak istiyorsanız spordan sonra protein ve karbonhidrat kökenli besinler tüketmeniz gerekir. Vücuttaki yağ kitlelerinden kurtulmaya niyetliyseniz, o zaman yağdan uzak gıdalara ve takviyelere ihtiyacınızın olacağını bilmeniz gerekir. Vücut geliştirmek için spor yapanlardansanız, yaktığınız yağların yerine protein konulması için protein ağırlıklı beslenmelisiniz. Karbonhidrata ise asla yönelmemelisiniz. Fitness ve yoga yapan bir bireyseniz, faaliyet öncesi hafif gıdalar, meyve, müsli ve yoğurt yiyebiliyorken faaliyet sonrası bol bol su tüketmeniz de hücrelerinize oksijen gitmesini sağlayacaktır. Her ne yiyorsanız yeyin, işlenmiş gıdalardan uzak durun, bol su için, gazlı, alkollü içecekleri olabildiğince almamaya ya da dozajını azaltmaya bakarak tüketin, yediklerinizi doğal üretim teknikleri ya da yöntemleri ile üretildiğini bildiğiniz yerlerden temin etmeye çalışın. Demiyorum size, uzman bir diyetisyen tutun ya da pahalı spor salonlarına yazılın. Ben diyorum ki; elinizden geldiği kadar teknoloji çağının tüm imkanlarını kullanarak sosyal medya, internet siteleri ya da tanığınız uzmanlar varsa onların verdiği tavsiyeleri dinleyin, uygulayın. Uyguladığınız yanlış bir hareket yahutta doğru bildiğiniz bi beslenme şekli hayat kalitenizi düşürecek, bedeniniz güçsüz bırakacaktır. Metabolizmanız hareket üzerine kurulu olarak yaratıldığı için hareketinizi en azından asansör kullanmak yerine merdivenleri kullanmak, araç kullanabileceğiniz halde yakın yerlere yürüyerek gitmek bile vücudu hareketlendirmek için yeterli olabilir. Güzel bir bedenim olsun, daha genç yaşlanayım, hayattan zevk alayım demek için bile değmez mi bu konularda hassasiyet göstermeye?Hadi, tam da mecburen evlerimizde kaldığımız şu günlerde can sıkıntısından abur cubur yemekten vazgeçelim, hadi yapacak hiçbir şey yokmuş gibi mutfakta yemek yapmalara doyamayan hallerimizden birazcık uzaklaşalım, işe gidebilenler varsa evine gelmeden 15 dakika olsa bile biraz yürüsün ve evine öyle girsin. Bir nefes koçu olarak, aldığınız her nefesin vücudunuza şifa, hücrelerinize oksijen, yediklerinizin kıymetli birleşimlerine aracı olmasını ümit ediyor, Ramazan ayınızın bereketli, sağlıklı ve huzurlu geçmesini diliyorum. Sevgilerimle Yazar; Arsal ŞEN
spor ve sağlık arasındaki ilişki kısaca